We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Ne umuyorduk?

237 210 0
10.08.2019

Ne umduğumuzu doğru tanımlamamanın sıkıntılarını yaşıyoruz belki de. Ya da şöyle söyleyeyim: Ummasaydık üzülmezdik.

Muhterem Hayrettin Karaman Hocamızın, Perşembe gün gazetemizde yayınlanan “İşte bu olmadı!” başlıklı yazısını üzülerek bitirdiğimde bu cümle geldi yerleşti zihnime: “Ummasaydık üzülmezdik.”

İsmi bende saklı bir bürokrat, bundan 9 yıl evvel bana ve mecliste bulunan diğer hâziruna “Talim Terbiye Kurulu, önemi ancak Milli Güvenlik Kurulu ile karşılaştırılabilecek bir yer. Üstelik buranın seneler içerisinde oluşmuş sert kabuğunu kırıp nüfuz etmek imkansıza yakın. Özellikle müfredat konusunda muazzam bir dirençle karşı karşıyayız” demişti.

Ben bu direncin, kemikleşmiş Kemalist zihniyetten kaynaklandığını düşünmüş ve bunu ifade etmiştim. Bürokrat ağabeyim, “yerin kulağı var” diyerek fısıldar gibi başka bir odaktan bahsetmişti: “Cemaat yerleşmiş abicim yıllarca. Çok da güzel Kemalist taklidi yapmışlar. 12 Eylül’den itibaren dal budak salmışlar.” O zamanlar öyleydi. “Cemaat yani FETÖ’den” olumsuz manada söz edecekseniz fısıldamanız gerekirdi. Neyse...

2016 Ağustos’unda bir dostum “Alpaslan Durmuş Talim Terbiye Kurulu Başkanı olmuş” haberini verince mezkur konuşma gelmişti aklıma. 15 Temmuz gecesi Şehitler Köprüsü’nde ölüme “lebbeyk Allahümme lebbeyk” diyerek yürüyen Alpaslan abimin Talim Terbiye Kurulu Başkanı olması benim için şu manaya gelecekti: Bu kuruldaki FETÖ izlerini, tozlarını, hücrelerini temizleyecek adam odur. Köhnemiş, eskimiş, tükenmiş müfredatı baştan aşağı yenileyecek adam odur. Doğru adam........

© Yeni Şafak