We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Lanetli sınıfların öfkesi

136 26 19
28.06.2022

DW Türkçenin, İspanya’nın Fas’taki iki özerk şehrinden biri olan Melilla’da yaşanan katliamdan bahsetme biçimi bana hiç şaşırtıcı gelmedi. Haberi servis ettiği başlık şu: “İnsan hakları örgütleri Melilla’daki facianın soruşturulmasını istiyor.” Haberin içinde de olan bitinden “izdiham” olarak söz ediliyor zaten.

Bu böyledir ve seneler içerisinde hiç değişmemiştir. Öyle ya da böyle, sınırı aşmaya çalışan insanların üzerine ateş açıldığı, 37 kişinin öldüğü, Faslı polislerin yaralı insanları dahi copladığı gerçekleri ayan beyan ortadayken, durum öyle gerektiriyorsa “katliam” yerine “facia” kelimesini kullanırsınız. Çünkü bu lanetli dünyada her şey politiktir. Hele hele işin ucu bir Avrupa ülkesine dokunacaksa çok daha fazla politiktir.

Şimdi sorsak muhtemelen savunmaları şu olacak: “Henüz olay hakkında net bir bilgiye sahip değiliz, mesele aydınlanana kadar hiçbir ülkeyi töhmet altında bırakmak istemiyoruz.”

Yanlış anlaşılmasın. Bu açıklamayı bir bahane olarak görmem. Tam tersine, böyle bir savunma, bu haberi yapan arkadaşların samimiyetine delil bile kabul edilebilir. Zira artık bu çirkin dünyada tüm duyarlılıklar da politiktir.

Ölüm? Ölüm zaten hem pratik hem de düşünsel anlamda “politik” bir meseledir artık dünya için. Hangi ölümün üzülmeye, hangi ölümün kabullenmeye, hangi ölümün ardından ağıt yakılmaya değer olduğuna karar veren devasa bir mekanizma vardır dünyada. Elbette hangi ölümün sadece istatistik bir anlam ifade edeceğine karar veren de aynı mekanizmadır.

Elimizdeki veriler şöyledir: Melilla’da çıkan izdihamda 17 ya da 23 ya da 27 ya da 37 mülteci hayatını kaybetti. Buradaki “istatistik belirsizliğin” farklı örgütler tarafından açıklanan........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play