We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kadınlar olmasa çok güzel din aslında

445 174 0
08.10.2019

Belki bir kez daha yazmışımdır. Türkiye’nin en yetkin fıkıh hocalarından biri olan Prof. Dr. Yunus Apaydın, şöyle demişti: “Fakih, olanla fıkheder.” Hocaya, “Ne demek istiyorsunuz hocam?” diye” sorduğumda cevap şöyle gelmişti: “Mesela kadınların sosyal hayata katıldığı, çalıştığı, kamusal alanda var oldukları bir dünyada buldum ben kendimi. Dolayısıyla bana düşen ‘bu verili durumun’ fıkhını üretmektir. Yani ‘olmayan bir durum üzerinden gelişen’ değil, ‘olanın hukukunu üreten’ bir ilimdir fıkıh.”

Bu, burada bir dursun; biz şuradan ilerleyelim ve bir soru soralım: Bugün üniversite bitirmiş ve evliliğe adım atacak dindar bir gencin “eş arayışındaki kriterleri” arasında eş adayının bir meslek sahibi olması ve çalışmak isteyip-istemediği var mı yok mu?

Soru sormaya devam edelim: Eş adayının çalışmasını isteyen dindar erkekler bize “verili bir sosyoloji” üretmiş olmuyorlar mı? Bu durumda fıkıhçıya düşen “kadınlarla erkeklerin birlikte çalıştıkları bir dünyanın fıkhını üretmek” olmuyor mu?

Kafa mı karıştırdım? O halde biraz daha karıştırayım. Mesela iş KADEM’i eleştirmeye geldiğinde son derece cevval birer eleştirmen kesilen erkekler (ki haklı ya da haksız olabilirler bu eleştirilerde, orası bahsi diğer) iş evlilik tercihine geldiğinde niçin “kadim” olanı hatırlamak yerine “modern” olanı tercih ederek “çalışan eş” istiyorlar?

Hadi eli artırayım. Para kazanmak, çalışmak, ev geçindirmek, krediyle ev almak gibi konularda seküler hayatla........

© Yeni Şafak