Islak gömlekli yeni mehdi |
Sizi bütün samimiyetimle temin ederim ki “bir siyasi parti olarak” CHP’de ne olup bittiği umurumda bile değil. Hatta benim açımdan “gündelik politika ilgisi” o derekeye inmiş durumda ki “AK Parti’de ne olup bittiği bile umurumda değil” dememe de ramak kaldı.
“Türkiye merkezli” bir düşünme biçimi geliştirmeye çabalıyorum yıllardır. Bu da beni politik olandan siyasi olana doğru ilerleten bir şeye dönüşüyor. Durum benim açımdan öyle bir noktaya geldi ki TVNET’te yaptığımız Siyaseten programında mevcut bakanların falan adını hatırlayamayıp “Neydi adı?” diye sorduğumda bozulan bakanlar var. Yok, estağfurullah. “Önemli olsalar hatırlarım” diyerek küstahlık edecek değilim. Sadece ve cidden gündelik politik düzlem neredeyse hiç ilgimi çekmemeye başladı. Dolayısıyla aslında bugün CHP hakkında yazmıyorum. Başka, bambaşka bir şey düşünmeye çalışıyorum birkaç gündür.
Türkiye’de politikanın iki ana omurgası diyebileceğimiz iki seçmen kitlesinin de kalbi epeyce kırık bir süredir.
CHP seçmeni, son derece büyük bir tutkuyla devirmek istediği Recep Tayyip Erdoğan’ın bir türlü devrilmemesinin derin buhranını yaşıyor. Bu kitle için iş o raddeye gelmiş durumda ki Ekmeleddin İhsanoğlu’nu, Muharrem İnce’yi, Kemal Kılıçdaroğlu’nu “mutlak kurtarıcı” olarak tanımlayıp........