We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

İhmal edilmişliğin çaresi

140 20 1
16.04.2022

“İşin bam teli orası” dedi sevgili Erol Göka Hocam geçen yazımı anons ederken, “orayı biraz daha aç ki mesele anlaşılsın.”

Hocanın “orayı aç” dediği cümlelerim şöyleydi: “O kişisel gelişim tezgâhını açan peçeli ablanın dindar ablaları rahat rahat söğüşleyebilmesinin altında yatan devasa sorunun tam adı ‘ihmal edilmişliğin çaresini bulma çabası’dır. Onu da biliyoruz değil mi?”

Madem “Pandora’nın kutusu” burası, açmayı deneyeyim madem.

Önce şu: AK Parti iktidarı ile genişleyen, genişledikçe de tanımı daha da belirsiz hale gelen “muhafazakâr kitle”yi mecburen “veri” olarak kabul etmemiz lazım bu meseleye dalacaksak. Hatta bu kitlenin tamamını değil, ortalama üzeri para kazanan, bu paralarla bir para harcama ve yaşama kültürü geliştiren kısmını ele almamız lazım.

Şurası kesin. Tüm dünyada devasa bir heyula gibi insanlığın üzerine çöken seküler-küresel kültür elbette Türkiye’nin muhafazakârlarını da etkiliyor. Doğrusunu isterseniz kimse artık bu etkiden beri değil. En kapalı cemaat yapıları da böyle, en geleneksel ailelerimiz de böyle.

Özelde “ihmal edilmişliğin çaresi” dediğim yeri açmam gerekirse Türkiye’de “ortalama üzeri para kazanan muhafazakâr aileler”de genele teşmil edebileceğimiz bir durum var bana kalırsa: Para harcama kültürünü genel olarak başaramamak!

Eh, bu da gayet normal. O kültür için birkaç kuşaklık bir “sürdürülebilir zenginlik”........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play