We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Halil Konakçı kasap mı?

290 235 75
30.07.2022

Âyet-i kerime şöyle: “Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.”

Dikkat isterim. Peygamber’e (s.a.v) bir uyarı olarak gelen bu âyet, Müslümanların toplumsal olarak zayıf oldukları Mekke döneminde değil, başat unsur oldukları Medine döneminde nazil olmuş. Yani şu: Müslümanların toplumsal üstünlüğü elde ettikleri bir atmosferde bile âdetullah ve sünnetullah hikmeti, güzel öğüdü önceliyor ve mücadelenin “en güzel şekilde” yapılmasını şart koşuyor.

Bu, burada bir dursun.

Sözün şehvetine kapılmak, zaman zaman hepimizin duçar olduğu bir bela. Hele kendimizi bir meselenin takipçisi değil de sahibi zannettiğimizde sözle imtihanımız çok ama çok ağır oluyor.

Hele hele sözün şehvetine kapılıp karşınızda sözünüzü can-ı gönülden destekleyen bir “konsolide kitle” bulduğunuzda kendinizi sürekli “el artıran poker oyuncusu” kıvamında buluyorsunuz. Söz şehvetlendikçe, sertleştikçe, eksantrik hale geldikçe kitle sizi daha çok alkışlıyor ve bir süre sonra tüm uzayı bu kitle zannetmeye başlıyorsunuz. Oysa uzay orada değil.

Her zaman söylüyorum. Aslında son derece makul şeyler söylemek üzere yola çıkan “youtube hocaları”nı giderek sertleştiren, giderek yumuşaklaştıran, giderek tuhaflaştıran yer tam olarak burası. Sadece kendi kitleleriyle etkileşim halinde oldukları için bir süre sonra üsluplarını da fikirlerini de bu kitleler belirliyor. Bunun, “kitle böyle istiyor” diyerek tiktok çeken, insta videosu atan fenomenlerin yaptığından bir........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play