menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fıkrasına gülünmeyen adam

155 0
yesterday

Olur öyle. İnsanız. Boş bulunuruz. Münasebetsiz, ucunun nereye gideceğini o an hesap edemediğimiz bir patavatsızlık, bir hata yapabiliriz. Sonra pişman olur, özür diler ve bağışlanma dileriz.

Bu normal uzaydır ve hepimiz için geçerlidir. Çünkü hepimiz insanız.

Hepimiz için geçerli olan Rahmi Koç için de geçerlidir elbette. O olağanüstü sevimsiz, ırkçı, cinsiyetçi fıkrayı anlattığı için pişman olmuş olabilir, özründe samimi olabilir, bağışlanma talebi hakiki olabilir.

Buraya kadar tamamsak bir de “eee”si vardır bu meselenin. “Eee”si şudur. Bu hadsizliği, bu küstahlığı, bu ırkçılığı affetmek, o özrü kabul etmek zorunda değiliz hiçbirimiz. Ve bunun milyon insan nezdinde milyon farklı sebebi olabilir.

Ben mesela, o fıkra görüntüsünün üzerine şunu yazdım: “Yuh be. Anlatana lanet, gülene yazıklar olsun.” Rahmi Koç’un özrü bu fikrimi değiştirmedi. O fıkrayı hesapsız, kitapsız, önünü arkasını düşünmeden, yaşlılıkla, demansla anlattığına da ikna olmadım.

Bir parantez. Bu fıkra üzerinden Rahmi Koç’un eski eşiyle........

© Yeni Şafak