We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Erdinç Bey’in gizli hayatı

147 28 0
25.08.2019

O Ülkü Tamer söyleyişine özenerek “öyle çok sevmek ki geceleri beklemek seni kesintisiz şekilde düşünebilmek için” diye bitirdiği mektupların üzerinden belki on, belki on beş yıl geçmişti. Mektupların altından çok sular akmış, yaşadığı hayat çoktan evrilip devrilmişti. Her sabah, indirim dönemlerinde kredi kartına sekiz taksitle aldığı takım elbisesini giyip kravatını özenle bağlar, şirketin verdiği arabasını çalıştırır, İstanbul trafiğini alt etmek için girmedik ara sokak bırakmadan tam vaktinde masasında olurdu. Tam vaktinde masasında olurdu ki emri altında çalışan altı kişiden herhangi biri geciktiğinde dilediği gibi yatıştırabilsin öfkesini. “Kalkıp işe gelebilmek sizin için büyük başarı, tebrikler” diyebilsin mesela sadece beş dakika geciken Emre’ye. Emre’ye evet. Hak ettiği maaşın çok altında bir paraya çalışan, yeni doğan bebeğinin beklenmedik hastalığı yüzünden gecelerinin perişan olduğunu herkesin bildiği Emre’ye.

Bir de değişmeyen bahanesi vardı: “Biz insan kaynakları departmanıyız. Biz işe geç kalırsak diğer çalışanlara söyleyebilecek hiçbir şeyimiz kalmaz.”

Oysa “diğer çalışanlara söylenebilecek şeyler” konusundaki ünü tüm şirketin üzerine kâbus gibi çökmüştü. Herhangi bir çalışan “insan kaynaklarından bekleniyorsunuz” maili aldığında küçük bir kıyamet duygusuyla karşı karşıya kalırdı. “Kim bilir........

© Yeni Şafak