menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bütün fırsatların yamacında

110 0
14.09.2025

O anlattı ben dinledim. Şöyle dedi:

Dostlarım, sevdiklerim, efendilerim… Siz Cenab-ı Hakk’ın emniyeti, emaneti içindesiniz. Sizi gelecekle müjdeliyorum. Allah’ın rahmeti içindesiniz. Sizin bir araya gelmeniz rahmetin kaynağıdır. Bu birlikteliğinizde ince hikmetler var. Sizi sevenler yükselir, birbirini sevenler yükselir.

Şeyh el Alevî Hazretleri bize dedi ki “Hüsn-ü zan necattır, kurtuluştur.” Peki hüsn-ü zan kimedir?

Biri Cenab-ı Hakk’a karşı hüsn-ü zandır. Hadis-i şerifte “Allah’a karşı zannınızı güzelleştirmedikçe, Allah hakkında hüsn-ü zanna sahip olmadıkça ölmeyin” buyruluyor. Demek ki birincisi Allah’a karşı bir hüsn-ü zan borcumuz var. Kurtuluşun bir tarafı bu.

Cenab-ı Hakk’ı yakın zanneden, O’na yakın olduğuna dair hüsn-ü zan besleyen Cenab-ı Hakk’a yakın. Cenab-ı Hakk’ın uzak olduğu zannını besleyene Cenab-ı Hak uzak.

Unutma. Allah’a muamelemiz O’na karşı zannımız üzerinden şekillenir. Cenab-ı Hakk’ın bize yardımcı olacağına, elimizden tutacağına dair hüsn-ü zan beslemek. Mesele budur.

Cenab-ı Hakk’ın bize, bizi sevdiğine dair hüsn-ü zan........

© Yeni Şafak