We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Bir demin geldiği, bir başkasının geçtiğidir

85 16 8
15.05.2022

“Hayır” dedim telefonda, “bu dediğini yapamam, insana güvenimi kaybetmek yerine emeğimi kaybederim daha iyi.”

Gündüz, bir başka arkadaşa, daha doğrusu bir kardeşe Üsküdar’ın o herkeslerin vakit geçirdiği çay ocağında da söylemiştim benzer bir şey: “Yapınca elime geçeceğini umut ettiğim şey, yapmayınca elimde kalacak olandan daha değerli değil.”

Öyle anlattılardı. İnanmadıydım ben. “İnsan insanın yurdudur” diyen adamı Şam’da mı, Buhara’da mı, Paris’te mi ne görmüşler en son. Bir taze mezarın başında nebbaşlık yapıyormuş.

“Hayal ettiğim bütün masalarda mesele başkaydı her seferinde” demek ve eklemek istiyorum sanki: “Beni kimse anlamadı.”

Çocukça bir saflık yok mu bu “beni kimse anlamadı” lakırdısında? Var sanki. İnsanın insanı anlayabileceğini düşünmenin saflığının yanı sıra…

Şunu yazmış geçenlerde Muhammet hoca. Nabi’den nakille: “İzzet-i saltanat-ı Mısr’a taleb-kâr olmak / Keyd-i ihvân-ı bün-i çeh kûşe-i zindân yoludur”

“Mısır’ın saltanat ve onurunu istiyorsan” diyor büyük şair, “kardeşlerin ihanetine, kuyunun dibine, zindan köşelerine rıza göstereceksin. Yol........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play