We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Anladıklarım, anlamadıklarım

144 19 0
27.07.2019

İstanbul Valisi Ali Yerlikaya, gazetemizi ziyaret ederek “ülkemizdeki göçmenlerin durumları hakkında” bizlerle bir bilgilendirme toplantısı yaptı. Toplantıda çok iyi anladığım meseleler olduğu gibi, anlamadıklarım da oldu.

Önce anladıklarımdan başlayayım. “Düzenli göçmen – düzensiz göçmen” ayrımı zaten ve en başından beri yapılagelen bir şey imiş devletimiz tarafından. Buna kabaca “ülkemize göçmen ya da sığınmacı olarak gelmesine izin verilen insanlar ve izin verilmeyenler” olarak değerlendirebiliriz.

Hatırlayacaksınız. El Bab, Cerablus ve Afrin gibi bölgeleri kontrol altına alındığından ve orada Türkiye gözetiminde bir “çatışmasız alan” oluşturulduğundan bu yana Suriye’den Türkiye’ye göçmen kabul edilmediği gibi, Türkiye’den de bu bölgeye 350 bin civarında Suriyeli kardeşimiz dönmüş durumda.

Fakat buna rağmen “duvarı atlamak” olarak tabir edeceğimiz yöntemlerle Suriye’den Türkiye’ye “düzensiz göçmen girişleri” az da olsa sürüyor imiş.

Türkiye, kabul ettiği Suriyeli göçmenlere geçici kimlik kartı belgesi vererek “temel insani hizmetlere erişim” de sağlıyor malum. Hastane ve eğitim hizmetlerini bu sayede alabiliyor Suriyeliler. Fakat tamamen kayıt dışı olarak, bu hizmetleri almadan bilhassa İstanbul’da yaşayan Suriyeliler de var. “Düzensiz göçmen” olarak...

Meselenin bir başka boyutu da şu… Devlet, Suriyeli mülteci kardeşlerimize geçici kimlik belgeleri verirken aynı zamanda “şehir ikameti” de atıyor. Ve İstanbul’un da dâhil olduğu 10 il uzun süredir “ikamet kabulü”ne kapalı. Fakat buna rağmen diyelim ikameti Konya’da, Trabzon’da, Malatya’da olan Suriyeli kardeşlerimiz, İstanbul’a akıyorlar. Sebep?........

© Yeni Şafak