menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Sokak çeteleri, ünlülerin haz dünyası ve kayıt dışı hayatlar

32 1
03.02.2026

Bir zamanlar akşam haberlerinde “dünyadan haberler” bölümü olurdu. Meksika’dan, Brezilya’dan sokak çeteleri, uyuşturucu baronları ve mafya hesaplaşmaları izlerdik. Bunlar bize uzak coğrafyaların hikâyeleriydi. Türkiye’de ise Yeşilçam’ın mafya tiplemeleri vardı; kendi raconu olan, çoğu zaman fakiri kollayan, düzeni kendi çapında sağlamaya çalışan figürlerdi. Bugün karşı karşıya olduğumuz tablo bundan köklü biçimde farklılaştı.

Kentler büyüdü, mahalle kültürü çöktü. Tek bir binada yüz ailenin yaşadığı, bir sitenin nüfusunun Anadolu’daki küçük kasabaları geçtiği bir hayata geçtik. Kimse kimseyi tanımıyor, kimse kimseye kefil değil. Sosyal denetim ortadan kalktı. Devlet son on beş yıldır ağırlıklı olarak terörle mücadeleye, dış politika hamlelerine ve büyük altyapı yatırımlarına odaklandı. Bu alanlarda önemli başarılar elde edildi. Ancak iç siyasette rekabet, İmamoğlu davaları ve CHP’nin bitmek bilmeyen yolsuzluk tartışmalarına sıkıştı. Toplumun derinlerinde büyüyen ve sosyal çözülme ise yeterince gündem olmadı.

Bugün karşımızda dindar, laik, sağcı, solcu ayrımını aşan; kazanç ve haz merkezli bir toplum yapısı var. “Gemisini yürüten kaptan” anlayışı ortak ahlakın yerini aldı. Bu tablo modernliğin kaçınılmaz sonucu değil; sosyal planlamanın ihmal edilmesinin sonucudur. Devlet Planlama Teşkilatı’nın yerini alan Strateji ve Bütçe Başkanlığı’yla yapılan bir görüşmede söylenen şu cümle meselenin özünü anlatıyor: Fiziki planlamada bir eksiğimiz yok fakat sosyal planlamada yabancı misyonların etkisi çok arttı.

İstanbul’un ilk planlama dairesini kuran, Turgut Cansever’le birlikte çalışan Orhan Erdenen’in yıllar önce söylediği........

© Yeni Şafak