menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İsrail-ABD-İran savaşı Körfez jeopolitiğini kökten değiştirecek: Dengeleyici unsur Türkiye olabilir

57 0
08.03.2026

Ortadoğu’da başlayan ABD-İsrail-İran savaşı yalnızca bir askerî çatışma değildir. Bu savaş, Soğuk Savaş sonrası kurulan Körfez güvenlik mimarisinin büyük bir sarsıntı geçirdiği yeni jeopolitik durumu ifade etmektedir. Otuz yıldır bölgenin güvenliği büyük ölçüde ABD’nin askerî şemsiyesi altında şekillendi. Ancak bugün yaşananlar bu düzenin belirsiz bir sürece girdiğini göstermektedir.

Bu savaş bittiğinde iki ihtimal ortaya çıkabilir. Eğer İran ağır bir yenilgi alır ve İsrail gücünü muhafaza ederse, Körfez ülkeleri yarı bağımsız bir güvenlik mimarisi oluşturmak bir yana, doğrudan İsrail’e bağımlı hâle gelebilir.

1991’deki Körfez Savaşı’ndan sonra bölgede yeni bir düzen kurulmuştu. Bu düzen basit bir güvenlik formülüne dayanıyordu: Körfez monarşileri enerji ve finans gücünü koruyacak, Amerika Birleşik Devletleri ise bölgenin nihai güvenlik garantörü olacaktı. Ancak bu düzen, İsrail’in kendi sınırlarını zorlayan politikalarıyla fiilen ortadan kalktı.

Birçok kişinin gözünden kaçmış olabilir: ABD ve İsrail için gerçek endişe ne zaman başladı? 7 Ekim saldırılarından birkaç ay önce Çin’de önemli bir toplantı gerçekleşti. Bu toplantıya İran ve Suudi Arabistan dışişleri bakanları katılmıştı.

İran ile Suudi Arabistan arasında gelişen yakınlaşma, ABD’nin bölgedeki varlığını anlamsız hâle getirebilirdi. İddialı bir cümle kurulacak olursa, ABD’nin Ortadoğu’ya yeniden güçlü biçimde dönmesinin sebeplerinden biri de budur.

Çünkü ABD otuz yıl önce Körfez ülkelerini Saddam tehdidiyle korkutarak Irak’ı işgal etti ve trilyon dolarlık koruma bedellerini almaya devam etti. Körfez Savaşı’ndan bugüne kadar da İran’ın varlığını bölge ülkelerine karşı bir tehdit olarak göstererek hegemonyasını sürdürdü.

İran Cumhurbaşkanı Mesud........

© Yeni Şafak