Coğrafyamızda kaç tane Hürmüz var, bir düşünün. Bu denizler bizim. Bu boğazlar bizim. Türkiye’nin jeopolitik aklı her ülke için tek çıkar yol. Ateşkes kısa sürecek. Son hazırlık yapılmalı. |
İsrail ve ABD’nin İran’a saldırısı,
coğrafyanın tamamını, eksiksiz, savaşın yıkıcı yüzü ile karşı karşıya bıraktı. Türkiye
ve Mısır gibi bölge ülkeleri yara almasa da
savaş durumuna
geçti.
Küresel ekonomik düzen sarsıldı.
Asya, Avrupa, ABD arasında askeri ve ekonomik güç savaşları
neredeyse
kontrol edilemez alanlara
sürüklendi.
Şimdilik,
zoraki bir ateşkes
sağlandı. İsrail, neredeyse
sekiz ülkeye saldırı
yaptı. ABD, dünyanın en önemli su geçişi olan
Hürmüz’ü denetim altına aldı. Süveyş Kanalı
ve
Babülmendep Boğazı
gibi,
coğrafyanın ve dünyanın en kritik deniz geçişleri
için
Hürmüz benzeri bir müdahale
nin kapıları açıldı. Şu an bütün bu bölgelerde
inanılmaz bir askeri hazırlık, hareketlilik
yaşanıyor.
ATEKES UZUN SÜRMEYECEK YENİ CEPHELER AÇILACAK...
Bu savaşı
İsrail-İran hesaplaşması ile sınırlayanlar
yanlış yapıyor. Durumu tam anlamış değiller. Bu savaş,
İsrail ve İran gibi iki hırslı, öfkeli düşman üzerinden yürütülse de ABD ve Avrupa ile Rusya ve Çin gibi bloklar arası bir güç mücadelesidir.
Öyleyse ateşkes
uzun soluklu olmaya
cak, başka alanlara da yayılacak demektir.
Avrupa-ABD arasındaki kırılma, Avrupa’nın “İsrail yükü”nü artık taşımak istememesi, ABD’nin İsrail ile
tek başına kalması, adeta
tecrit edilmesi
, dünya için umut verici.
İsrail gibi bir “
Terör Garnizonu
”nun ülkelerin ve milletlerin üzerinde bu kadar etkili olmasına
bir son verilmeli
. Umarız bu kırılma, böyle bir kapıyı açacaktır.
COĞRAFYAMIZ ÇOK ACİL OLARAK KENDİ GÜÇ ALANINI İNŞA ETMELİ.
Türkiye ve bütün bölge ülkeleri, ABD ile ittifakın gelecek güvencesi vermediğini gördü. Vermeyecek de. Dünyanın yeni güç yapılanması, coğrafyamızın kendi güç alanını inşa etmesini zorunlu kılıyor. Mısır’dan Türkiye’ye, Kızıldeniz’den Basra Körfezi’ne ve Pakistan’a kadar bir ortak savunma kalkanı inşasının artık ertelenemez olduğu ortaya çıktı.
Özellikle Körfez ülkeleri, ABD’ye verdikleri kredilerin kendilerini korumaktan çok, İsrail’in güvenliğini sağlamayı içerdiğini acı biçimde gördü.
Hepsinin değeri, İsrail’e ne kadar faydalı oldukları kadardı. Bu durum söz konusu devletlerin ve milletlerin geleceğinin imhası anlamına geliyor.
ARAP SİYASİ AKLI ÖLÜMCÜL KARARLAR ALMALI.
Arap siyasi aklının, bu imhayı önlemek için olağanüstü bir sıçrama, hareket yapması, ölümcül kararlar alması gerekiyor.
Hâlâ “tehdit İran” söylemi ile kendilerini sınırlarlarsa, İsrail onları ve bütün coğrafyayı daha büyük felaketlere sürükleyecek, yeni sürprizlerle yüz yüze bırakacaktır.
İsrail’in bu saldırganlığı varken, onların İran’la mücadele etmeleri bile imkânsız hale gelecek, bunu görmeleri gerekiyor.
DAHA BÜYÜK DALGA GELECEK ‘NÜKLEER SOYKIRIM’ SÖYLEMİ SADECE KÖTÜMSERLİK DEĞİL.
Şu anki ateşkes sadece bir ara ve ülkelere olağanüstü hazırlıklar yapmaları için bir fırsat sunuyor. Çünkü uzun sürmeyecek. Daha büyük bir dalga gelecek.
Daha yaygın ve yıkıcı bir saldırganlık denenecek. “Nükleer silah kullanma”, “nükleer soykırım uygulama” söylemleri sadece kötümserlerin cümleleri değil.
ABD-İsrail, Avrupa, Çin, Rusya, Türkiye gibi güç alanlarındaki kapışma veya rekabet, dünyanın fay hatlarında, yeryüzünün kırılma noktalarında büyük hesaplaşmalar getirecek.
Körfez........