Avrupa başkentlerini füzelerle vururlar ve “İran yaptı” derler. Kimse İsrail için savaşmayacak! Her ülke ABD’ye kafa tutabilir, her ülke İsrail’i haritadan siler! |
İsrail-ABD ekseninin artık rejim değiştirme, ülke işgal etme gücü ve imkanı olmayacak. Aynı şekilde Avrupa ülkelerinin böyle bir yetkinliği olmayacak.
ABD’nin de İsrail’in de kendi korkularını insanlığın doğruları gibi dayatma tarihi bitti. Nükleer silahlanma ya da başka bir güç inşasına yönelik müdahale dönemi bitti. Artık hiçbir ülkeye geri adım attıramayacak, korkutup diz çöktüremeyecek.
BU İSRAİL’İN SON SAVAŞIDIR!
İsrail-ABD ekseninin İran’a saldırarak başlattığı savaş, kendi güç haritalarının çöküşüyle sonuçlanacağı için bu yönde başlatılan “son savaş”tır. İsrail korku paranoyalarının, yeryüzünü kirleten azgınlıklarının, ABD “patronluğu”nun imkansızlıkları bizzat bu kendileri tarafından gösterilmiştir.
İki ülkenin de İran’ı işgal etme imkanı ve gücü yoktur. Sadece hava saldırıları ile İran’ı dize getirme imkanı yoktur. Korkutarak, sindirerek, kandırarak milletleri kendi devletleri ile içeriden savaşa sokma imkanları ortadan kalkmıştır.
ABD, tek başına hiçbir savaşa başlamamış, hiçbir savaş kazanamamıştır. “Müttefiklik” adı altında başka devletleri, milletleri savaşa sürüklemiş, “ABD zaferleri” böyle ilan edilmiştir.
İSRAİL BİR HAFTALIK DEVLETTİR.
PAZARLADIKLARI KORKULARI AŞIN!
İsrail; Arap-İsrail savaşlardı dahil, hiçbir savaşa tek başına girememiş, hiçbir savaşı tek başına kazanamamıştır. ABD’nin silah gücünü, Avrupa’nın siyasi ve ekonomik gücünü kullanarak bizim coğrafyada ayakta kalabilmiştir.
Onu bu kadar saldırganlaştıran cesaret, ABD ve Avrupa’nın gücünü kullanmasıdır. Bunun dışında İsrail zayıf, halkı korkak bir ülkedir, tek başına savaşta bir haftalık devlettir.
İsrail-ABD ekseni, bizim coğrafyada milletlerin, devletlerin, liderlerin korkularına yatırım yaparak başarı sağlıyor. Yıllardır “İran tehdidi” pazarlıyor, Arap dünyasının desteğini kazanıyor. “İslam tehdidi” pazarlıyor, coğrafyadaki yönetici elitlerin desteğini alıyor.
İran savaşı sonrası “Türk tehdidi” pazarlayacak, Arap ve İranlıların desteğini almaya çalışacak. Bunun ilk adımları şimdiden ortaya çıktı.
İSRAİL DE ABD DE YAPAYALNIZ!
Ama artık bu kurgu bozuldu. İran’a saldırı ezberleri sıfırladı. ABD ve İsrail, eski müttefiklerini kaybetti. İsrail adına savaşanlar, onun elini güçlendirenler cepheden çekildi. İsrail de ABD de yapayalnız kaldı.
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana, İsrail’in kuruluşundan bu yana böyle bir şey ilk kez ortaya çıktı.
Avrupa, İsrail-ABD ekseninin İran’la savaşına katılmadı. Gönülsüz olduklarını, İsrail için savaşmak istemediklerini açıkça ilan etti.
Belki bazı şeyler için zorlanabilirler ama bu eğilim artık söyle devam edecek, çizgiler daha da kalınlaşacaktır. Çünkü, ABD’nin bencilliği, İsrail’in şizofren ırkçılığı Avrupa’nın geleceğini de karartacak, dünya ile ilişkilerini mahvedecek bir seviyeye ulaştı.
KÖRFEZ ÜLKELERİ İSRAİL İÇİN SAVAŞA GİRECEK Mİ!
Körfez ülkeleri, daha dün İbrahim Anlaşmaları imzalarken, yıllardır gizli olan ortaklıkları açık edip sahnelerde flörtleşirken, bugün İran’a yönelik saldırıya şu ana kadar katılmadı. İran korkusundan değil, bu maceranın artık kendi varoluşlarını da tehlikeye attığının farkına vardılar.
Üstelik Körfez ülkeleri, çok ağır saldırılara maruz kaldı. Ülkelerindeki ABD kara, hava ve deniz üsleri çok yoğun şekilde vuruldu. Petrol-doğalgaz endüstrisi ağır zayiat aldı. Korkunç ekonomik kayıplar yaşıyorlar. Ülkelerinin tamamen savunmasız halde görünmesinin itibar kaybını yaşıyorlar.
Ama........