2028 Cumhurbaşkanlığı seçimi bin yıllık hesaptır. Türkiye iç barışının, coğrafya barışının, küresel sistemin kilit ismi Erdoğan’dır. Bir “Fetret Dönemi”ni kaldıramayız. Tarihimiz bunun acılarıyla doludur. Güçlü Liderler, Patron Devletler çağı. Bu asla sadece “seçim” olmayacaktır. Peki neden?
2017 yılından bu yana; dünyanın “Güçlü Liderler, Patron Devletler” dönemine girdiğini, İkinci Dünya Savaşı sonrası düzenin bittiğini, o dönemin ezberleri ile geleceğin dünyasını tahmin etmenin imkânsız olacağını, “güç tanımı”nın esas olduğunu, bu yüzden ülkelerin alabildiğine güce yatırım yapacağını yazıyorum.
Bu dönemde bütün devletlerin merkezi iktidar alanını güçlendireceğini, savunma kalkanlarına yatırım yapacağını, kurumlardan çok “güçlü liderler”in ülkeleri sürükleyeceğini, küresel güç haritasını da bu liderlerin formatlayacağını çok kez tartıştım.
YERLEŞİK SİSTEMLER GERİLEDİ, GÜÇLÜ LİDERLER ÖNE ÇIKTI.
DÜNYA BÖYLE ŞEKİLLENECEK.
Mesela 18 Mayıs 2017’deki “Dünyayı değiştirecek üç adam” başlıklı yazıda şunları söylemişim:
Güçlü liderlerin başını çektiği, yönettiği, şekillendirdiği yeni bir dünya oluşuyor. Devletler, kurumlar, siyasi söylemler, politik hesaplar, yerleşik sistem liderlerin gerisine düştü.
Önceden liderler yerleşik sisteme göre şekil alırdı, yeni dönemde yerleşik sistemler liderlere göre biçimleniyor. Bu alanda en çarpıcı örnekler Erdoğan, Putin ve Trump’tır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerleşik sistemin çok ağır baskıları altında mücadele etti. Hayatını ortaya koydu ve siyasi söylemiyle, iktidar anlayışıyla, çizdiği yol haritasıyla yerleşik sistemle mücadele ede ede bugünlere geldi.
AÇIK SÖYLEYEYİM: HEP BİR ADIM ÖNDE GİTTİM.
Türkiye, yeniden biçimlendirmeye dönük dev adımlar attı. İçerideki dönüşümde başarı sağladıkça dışarıda büyük adımlar atmaya başladı.
Türkiye, kendisini, geçmişin iddialarıyla geleceğe taşımaya, Soğuk Savaş döneminin “cephe ülke”sinden 21. yüzyılın “merkez ülke”sine dönüştürmeye çalıştı.
Sonuncusunu 15 Temmuz’da yaşadığımız çok sayıda iç ve dış müdahalenin üstesinden geldi. Kendi iç hesaplaşmasından zaferle çıktı. Şimdi küresel ölçekte bir etkinlik haritası oluşturulurken, liderlerin şekillendirdiği yeni dünyaya rol model oluyor.
O günden bu yana, bu yönde sayısız yazı yazdım. Dünyanın değişimi, güçler haritasının yeniden oluşumu, Türkiye’nin bu alanda merkezileşecek konumu, liderlerin bu yeni dünyayı şekillendirmedeki birincil etkisini günlük takip edip notlar çıkarmaya çalıştım.
Bu alanlarda, bir adım önde gittiğimi rahatlıkla söyleyebilirim. Birçokları “devlet”in birkaç adım gerisinde, olanları tanımlamaya çalışırken şahsen “öncü kavramlar” üretmek için çaba harcadım.
“TÜRKİYE YÜZYILI”NDAN “SÜPER KUŞAK” HEDEFİNE...
ARTIK RAHATLIKLA YAZABİLİRİZ...
“Türkiye Yüzyılı”, “Süper Kuşak”, “Türkiye Ekseni”, “Orta Kuşak”, “21. Yüzyılın Sürprizi Türkiye” gibi, bugünlerde büyük Türkiye açılımını tanımlayan kavramları ilk yazan, tartışan insan olduğumu söyleyebilirim.
Birçokları “neler oluyor” diye sorarken, gündelik dedikodularla boğuşurken, bir adım sonrasını tahmin etmeye çalışırken Türkiye’nin jeopolitik aklına, derin tarih birikimi ile 21. yüzyılı şekillendirmesine kendimce katkılarda bulunduğumu söyleyebilirim.
Bu yüzden bugün yazacaklarımı da rahatlıkla ifade edeceğim. Çünkü artık yol haritası netleşti, güç haritası belirginleşti, yazmak veya tartışmak kolaylaştı.
Ağırlıklı olarak hâlâ İkinci Dünya Savaşı sonrası ezberler hâkim olsa da, birçokları hâlâ bu ezberlere göre dünya haritası çizse de, zihinlerin dönüşümü olayların şekillenmesine göre çok geç şekillense de cesur sözler, güçlü iddiaların yüzyılına söz söylemeye devam edeceğiz.
“PATRON DEVLETLER ÇAĞI”: TÜRKİYE, “JEOPOLİTİKAKLI” EN İYİ KULLANAN ÜLKEDİR.
Türkiye, “Patron Devletler Çağı”nın en önemli birkaç ülkesinden biridir. Artık Anadolu sınırlarının çok ötesinde, Osmanlı siyasi haritasının bile ötesinde güç ve istikrar öncüsüdür.
Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana devam eden tarihi değiştiren, o parantezi kapatan, yeni bir tarihin kapılarını açan, Batı gücünün dizayn ettiği coğrafyalara yeni bir tarih öneren, bu yönde güç veren ülkedir.
Türkiye, 21. yüzyılın en sürpriz güç sıçramasını yapan,........
