We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Kurban ve Bayramı

70 3 6
02.08.2020

Din bir tanedir, onu Allah bildirir ve kendisi murad etmedikçe kimse tarafından değiştirilemez. Kendisi değiştirmeyi istediğinde bunu, yeni bir peygamber göndererek yapar. Son Peygamber Muhammed Mustafa’dan (s.a.) sonra peygamber gelmeyeceği bildirilmiştir.

Değişen insan hayatı ile değişmeyen din arasındaki ilişki (değişmeyen ile değişen arasındaki devamlı ve dinamik uyum) nasıl sağlanacaktır?

Bu sorunun cevabı yine Allah tarafından (ayet ve hadis şeklindeki vahiylerle) açıklanmıştır. Çok kısa olarak ifade etmek gerekirse insan hayatında değişmeye açık olan alanlar “vahye bağlı değişmez naslar”la doldurulmamış, genel ve özel açıklamalar getiren vahiy (vahyedilen naslar) örnek alınarak âlimler tarafından belirlenmeye, hem Allah’ın razı olacağı, hem de insanoğlunun değişen hayatını ve ihtiyaçlarını karşılayan davranış kuralının keşfedilmesine bırakılmıştır. Bunun dışında bir de fayda-zarar ilkesi ile zaruret ilkesi vardır; bu ilkelere göre de naslarla doldurulmuş alandaki daralmalar giderilebilir.

Yukarıda kısaca değişmeyen din ile değişen dindarlık ve buna bağlı olarak farklı dindarlıkların yan yana, birbirine zarar vermeden, ikincisi birincisine bağlı kalarak var olabileceklerini ifade etmiş olduk.

Bayramların dinî tarafı, o günlerde yapılacak ferdî ve içtimâî ibadetler, dince gerekli görülmüş veya tavsiye edilmiş davranışlardır. Bu dînî kısmın, sınırları çizilmemiş, şekilleri belirlenmemiş yönlerine gelince burada dindarların yerel kültürleri; eğitimleri, örf ve âdetleri, zevkleri, ihtiyaçları devreye girer; böyle olunca da farklılıklar ortaya çıkar. Bırakın koca İslâm dünyasını, bir ülkenin çeşitli bölgelerinde bile farklı bayram âdetleri ve merasimleri (kültürü) görülmektedir. Kaldı ki, şimdi Müslümanların bayram yaptıkları coğrafyayı Müslüman ülkeleriyle sınırlamak da mümkün değildir, İslâmî bayramlar da

bir manada küreselleşmiştir; yerkürenin her yerinde Müslümanlar vardır ve bayram yapmaktadırlar.

Ezanımız, camimiz, minaremiz, selamlaşmamız, günlük dildeki dinî motiflerimiz, giderek kısmen bozulsa bile kılık-kıyafetimiz, bayramlarımız, âdâb-ı muâşeretimiz (görgü kurallarımız)...Müslümanlar olarak bizim alâmet-i fârikamızdır (bizi başka din ve kültür mensuplarından ayıran işaretlerimiz, nişanlarımız, şiarlarımız, sembollerimizdir). Bugün bu nişanlarımızı korumak dünkünden daha önemli hâle gelmiştir; çünkü artık topluluğumuz çoğulcudur, fiilen çok kültürlüdür, çok inançlıdır; bu çoklar yedi renk gibi........

© Yeni Şafak