menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Kadir bilmek

179 0
16.03.2026

Vakitler içinde sırlı ve nurlu vakitler olduğunu haber veren ayet ve rivayetler, hayatı rutin bir döngü, statik bir matematiksel düzen kuraklığında idrak etmememiz için bize altın fırsatlar sunuyor. Recep, Şaban ve Ramazan aylarından oluşan üç aylar, Muharrem ayı, bayram günleri, kandil geceleri, Hac mevsimi, Cuma günü ve gecesi, Pazartesi ve Perşembe’yi öne çıkaran nafile oruç günleri, namaz vakitleri, gün içindeki özel vakitler, seher vakti, teheccüd vakti, kuşluk vakti ve başka işaretlenmiş mübarek vakitler… Bu vakitler içinde belki de en sırlı olanı Kadir Gecesi. Allah’ın (c.c.) aynı ismi alan sure-i celilesinde, “Şüphesiz, biz onu (Kur’an’ı) Kadir gecesinde indirdik” müjdesiyle kayıtladığı, bin aydan hayırlı kıldığı ve arayalım diye oruç günleri içine sakladığı nurdan gece!

Elbette içine hayırlı şeyler koyabildiğimiz her vakit mübarek vakittir. Ancak insan nefs sahibi; gaflete düşmeye, unutmaya, gevşemeye, ihmal etmeye mütemayil… Bizi uyandıracak, tabiri caizse silkeleyerek kendimize getirecek bu nevi alarm düzeneklerine ihtiyacımız var. Sadece bu da değil; zayıfız, yanılıyoruz, her gün irili ufaklı günahlara kapılıyoruz. Bu özel ve mübarek vakitlerin, kendilerine yüklenmiş fazilet ve nimetleriyle bizi bu birikmiş yüklerden, taşınması eza veren ağırlıklardan, içimizi karartan günahlardan arındırmasına da fazlasıyla muhtacız.........

© Yeni Şafak