menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Evlilikler üstüne

77 0
29.12.2025

“Evlilik, milyonlarca güzel ve çirkin anın birleşip ortak bir anılar dokusu haline gelmesidir” diye yazmış Alice Feeney, ‘Güzel Çirkin’ isimli kitabında. Doğru bir tarif bu büyük ölçüde. Evlilik hayatın makro akışı içinde akan bir şey… Hepimiz hayatın karşımıza çıkardığı şeylerden etkileniyoruz ve zaman içinde iyi ya da kötü yönde değişiyor, farklılaşıyoruz. Evliliklerin zamanın getirdiği değişimlere, dalgalanmalara karşı bir direncinin olması şart! Çiftler beraberliklerinin sadece güzel şeylerle bezenmeyeceğini görebilmeli; acılar, gerilimler, daralmalar, tıkanmalar, sıkıntılar ve daha birçok şeyle de sınanacağını bilerek bu yola adım atmalı. Zamanımızda bu ilk adım, genellikle yanlış bir zihinsel donanımla, pek çok afaki beklentiyle ve işi fazlasıyla zorlaştıran çevresel etkilerle hatalı biçimde atılıyor. Bu ilk düğmenin yanlış iliklenmesi gibi bir şey, sonra hiçbir şey yeterince doğru gitmiyor.

İki insanın hayatını birleştirmesi, iki hayatın bir çatının içinde aynı kalarak beraberce ömür sürmesi gibi algılandığında bir çatışmanın fitili en başta ateşlenmiş oluyor. Evlilik aslında bir hayatın iki kişi tarafından paylaşılmasını gerektiriyor. Bunun kişiliklerin tamamen feda edilmeden, bir tarafın ezilmesine yol açmadan, karşılıklı bir hukuk şuuruyla başarılabilmesi lazım elbette. Nasıl olacak bu? Keşke pat diye söylenebilecek bir cevabı olsaydı bu sorunun ama maalesef yok! Aslında her çift bu soruya kendi beraberlik pratikleriyle cevap........

© Yeni Şafak