Çok kitap, az anlam

Kitap satışlarında bir artış olduğu muhakkak, ayrıntılara girildiğinde pek çok olumsuz yan etki gözleniyor olsa da genel anlamda yayın sektörü her geçen gün büyüyor. Elimdeki istatistikte 2008 yılında Türkiye’de 200 milyon civarında kitap satıldığını gösteriyor, kişi başına 2,8 kitap düşüyormuş. 2015’te satılan kitap sayısı 384 milyon olarak tespit edilmiş, kişi başına düşen kitap sayısı 4,8 olmuş. 2021’de kitap satışları zirve noktaya ulaşmış, 438 milyon kitap satılırken, kişi başına düşen kitap sayısı 7,6’ya çıkmış. O günden bugüne zaman zaman inişler çıkışlar yaşansa da tablo bu vasatta devam ediyor. Satılan kitap sayısının yarıya yakın kısmının eğitim kitapları olduğu gerçeğini hesaba katarsak, bu oranların yeterli olup olmadığı tartışılır hale gelir. Ancak yine de özellikle 2020’den sonra yayın piyasasının büyüdüğü, daha çok kitap satıldığı ve daha çok okunduğu rahatlıkla söylenebilir.

Nicelik olarak tablo böyle… İlk bakışta, artış yeterli görünmese de bu sayısal büyüme genel anlamda olumlu bir şey gibi görünüyor. Bu büyümenin birçok olumlu tarafı olduğu da bir gerçek… Ancak meseleye daha etraflıca bakıldığında meselenin bazı can sıkıcı taraflarıyla da yüzleşmek gerektiğini görmek gerektiği anlaşılıyor.

2008’den bu yana........

© Yeni Şafak