menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bizi kim yaşıyor?

99 0
12.03.2026

Duygularımız, düşüncelerimiz, hayatımızdaki olaylara ve ‘şey’lere dair tepkilerimiz, yönelimlerimiz, davranışlarımız gerçekten tamamen bize mi ait? Yoksa içinde yaşadığımız etkileşim ağının bize kodladığı hayatı mı yaşıyoruz? Kendimiz olarak mı yaşıyoruz; yoksa bize olmamızı kodladıkları karakterleri ve rolleri mi oynuyoruz? Bu soruları kendimize soracak cesaretimiz var mı? Yapıp ettiklerimizi düşünelim; bize ama gerçekten bize ait ne var bunların içinde? Duygularımızın kitlelere öğretilen duygulardan ayrıştığı bir yer var mı? Düşüncelerimizin ne kadarını kendi öz muhakememizden bulup çıkarıyoruz? Hangi malzemelerle düşünüyoruz ve o malzemeleri nereden buluyoruz? Tepkilerimiz kendi hayatımızdan, kendi hassasiyetlerimizden mi doğuyor? Kendi hayatımız diye bir şey var mı gerçekten?

Ivan Illich modern insanın içine düştüğü karanlık girdabı şu dramatik sözlerle özetliyor: “Modern insan, kendi hayatının doktoru olmaktan vazgeçti. Her şey uzmanlara bırakıldı; sağlık, eğitim, eğlence, hatta ölüm. Haberler, bize sürekli bir şeyler ‘yapmamız’ gerektiğini söyler; daha çok çalış, daha çok tüket, daha çok kork. Ama hayat, bir ‘yapma’ değil, bir ‘olma’ halidir. Bir........

© Yeni Şafak