menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ben bana mecbur muyum?

80 0
previous day

Belki çoğumuz farkında bile değiliz ama kendimiz için sürekli planlar yapıyoruz, hedefler koyuyoruz. Büyük hedefler değil burada sözünü ettiğim (onlar da ayrı mesele), daha sıradan, daha gündelik şeyler… Bugün şunu yapacağım, bu ay şu işi bitireceğim, bu hafta şu kadar kitap okuyacağım tarzında sıradan şartlar koyuyoruz kendimize. Çok sıradan şeyler olduğu için sınır da tanımıyoruz, hedeflerimize sürekli yeni hedefler ekliyoruz, yeni planlamalar yapıyoruz. Bir şekilde kendimizi bir tasarımı yaşıyormuş psikolojisine sokmuş durumdayız çoğumuz. Bunun her şeyi düzene sokmak yerine hayatımıza küçük küçük gerilimler eklediğini göremiyoruz pek. Üstelik hayatın kendi akışı içinde önümüze çıkarabileceği pek çok heyecan verici sürprizin de bu şartlanmalar sebebiyle farkına varamıyoruz. İnsanın kendini hayatın seyrine bırakabilmesi lazım biraz. Tıpkı suyun üstünde kıpırtısız kalarak bedenini ve ruhunu suyun salınımlarına bırakırmış gibi…

Yaşadığım şunca zamanın zihnimde bıraktığı intiba şu: Hayat bizi yaşıyor aslında, biz hayatı değil! Ama tersine inanmak için çok çaba gösteriyor, çok çırpınıyoruz. ‘Ben’ zannı bu inadı koyultuyor, her şeyi ‘Ben’den çıkarak anlamlandırma gayreti, ısrarı ve hatta yer yer kibri, parçası olduğumuz bütünün seyrine intibak........

© Yeni Şafak