Vakti birlikte idrak etmeyince öğrenme ve öğretme bahsi eksik kalıyor... |
Vakti birlikte idrak etme meselesi mühim. Yaşanan pek çok sorunun temelinde vakti birlikte idrak edemeyişimizin bulunduğunu düşünüyorum.
Beş altı yıl önce o zamanlar adı Twitter olan sosyal medyada “Sadece beyler cevaplasın lütfen, babanızdan ne öğrendiniz?” diye sordum. Eksik olmasın okuyucularım ciddiyetle cevap verdi. Genellikle erdemli davranışlar sıralandı. Dürüstlüğü, fedakarlığı, saygıyı öğrendim şeklinde.
Somut olarak babanızdan ne öğrendiniz sorusu genellikle salata yapmak diye cevaplanırken bir iki kişi de araba kullanmayı ve tamir etmeyi öğrendiğini söyledi.
Tamir kısmı önemli. Bizim zamanımızın babaları “erkek işi” olan bütün işleri yapar, dışardan usta getirmek pek söz konusu olmazdı. Genellikle bu işler boya badana yapmak, odun yarmak, yarılmış odunları küçücük mekanlara sanatkârane bir şekilde istiflemek olurdu. Hafta sonu bütün ailenin ayakkabılarını boyamak da babaların işleri arasındaydı. O zamanlar hayatımızda spor ayakkabı olmadığı için dar gelirli aileler için kösele-deri ayakkabıların boyanması ciddi bir iş idi. Gençler “Boyayalım mı abi?” cümlesini Yeşilçam filmlerinden duymuştur muhakkak diyeceğim de… O da hayatımıza sosyal medya girmeden evveldi. Yeşilçam filmleri bile 2020’den sonra herkesin seyrettiği ortak payda olmaktan çıktı.
Amerika’da yaşayan bir arkadaşım, yapı alanında profesör olan yetmiş yaşındaki hocasının hafta sonu aktivitesi olarak torunuyla eski bilgisayarların içini açtıklarını söyledi. Dede torun saatlerce bilgisayarı parçalayıp sohbet ediyorlarmış. Büyük ebeveynlerle vakit geçirme aktivitesini hayranlıkla karşıladığımı görünce “Babalar da çocukları ile hafta sonu araba yıkamaya gider. Aileler birlikte sosyalleşir” dedi.
Büyüklerimden ne öğrendim........