menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

“Karşılaşma trafiği” ve güzellik bilinci

21 0
latest

“Karşılaşma trafiği” ve güzellik bilinci

Metinleri özetlemek ile metinlerden kavramlar çıkararak metinlerin arasında yürümek aynı şey değildir. Fakat ne yazık ki pek çok sempoz-yumda, panelde, anmak için yapılan toplantılarda yazarların metinlerini özetleyen tebliğler hazırlanıyor ve gün boyu süren sempozyumun neredeyse üç ayrı oturumunda aynı metin özetleniyor. Fakat ne programı düzenleyenler ne de özeti tebliğ olarak sunanlar bunda hiç sakınca görmüyor. Yanlış anlaşılmasın konu hakkında konuşmak için özet gereklidir elbet ama özetten yola çıkarak bir kavramlaştırma, bir değerlendirme olması şarttır.

Özet deyince yapay zekaya yaptırılan özetleri kastettiğimi düşünmeyin lütfen. Bu ayrıca üzerinde durulması gereken bir konu. Bahsettiğim sahneler yapay zekâ çağından değil. Fakat ne yazık ki yapay zekâ çağında da öğrencilere roman özeti vererek okuma alışkanlığı kazandırılmaya çalışılıyor. Zaten sorun bu alışkanlık bahsinde başlıyor. Alışkanlık makbul bir şey değildir. Okuma zevki ve okuma idraki kazandıracak eylemler üzerinde durmamız gerekiyor.

İki hafta önce Suat Derviş’in Kendine Tapan Kadın romanını karşılaşmalar üzerinden okuyacağımı söyleyince değerli okuyucularım neden bunu özellikle belirtme ihtiyacı duyduğumu sordu. Ki aralarında mesleğine aşkla bağlı öğretmenler de var.

Metnin içinde yol almak için bir kavram eşliğinde gezinmenin dikkati yoğunlaştırıcı bir özelliği olduğuna inanıyorum.

Dikkati yoğunlaştırmak için öğrencilerinizi magazin üzerinden konuya dahil edebilirsiniz ve bu hiçbir zaman hedefinden dönmez deyince “Nasıl?” soruları akın etti.

Ve nihayet dün bir okuyucum bunu kastediyorsunuz diyerek bendenize bir link gönderdi. Gönderilen haberi açtım, Paris moda haftasına dair bir haber.

Paris Moda Haftası’nda bir zamanlar Necmettin Erbakan’ın taktığı kravatların markası olarak muhafazakarların da gündemine giren marka (adını yazmayacağım) düzenlediği defileyi bir kütüphanede yapmaya karar veriyor. Kütüphane ve defile. Okuyucumun haberi yorumlamamı isteme sebebi belli ki defilenin kütüphanede yapılması.

Esasında bana gönderilen haberin merkezinde kütüphane yok. Haberin merkezinde moda haftasına davetli olarak katılan Hande Erçel’in elindeki kitaplar var. Şöyle deniliyor haberde:

“... İlkbahar/Yaz 2027 defilesine katılan ünlü oyuncu, mavi-beyaz çizgili gömlek, ekose etek ve topuklu ayakkabılarından oluşan kombiniyle objektiflere yansıdı. Ancak Erçel’in görünümünde moda detaylarının önüne geçen başka bir ayrıntı vardı. Oyuncunun kucağında taşıdığı kitaplar kısa sürede sosyal medyada merak konusu oldu.”

Meraklar giderildi ve kitapların Orhan Pamuk’un İstanbul ve Masumiyet Müzesi kitapları olduğu sosyal medyada bolca paylaşıldı.

Defileyi düzenleyenler davetlilerden kitaplarla gelmelerini istemiş çünkü........

© Yeni Şafak