We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Diyanet İşleri Başkanı olsaydım

129 32 26
02.08.2020

Başlıktan hemen sevgili Başkan Ali Erbaş’ı eleştireceğim anlamını çıkarmayın. Bugünlerde o çok büyük gayretler sarf ediyor, büyük sıkıntılar yaşıyor, Allah’tan tevfik diliyorum. Derler ki, İmam Şafii’ye, fitne zamanı haktan yana olanları nasıl tanıyabiliriz diye sormuşlar. Düşman oklarını takip edin, onlar size hak ehlinin kim olduğunu gösterir demiş. Bugünlerde ona yöneltilen okların kimlerden geldiğini görmek yeterli.

Benim söyleyeceğim şey başka. Bendeniz ilimle meşgul olmayı, yöneticiliğe hep tercih etmişimdir, elhamdülillah. Kendi alanımda bir defa rektörlük ve defalarca dekanlık teklif edildiği halde sırf bu sebeple bu görevleri kabul etmemişimdir. Ama zaman zaman şöyle düşündüğüm olmuştur: Bana Diyanet İşleri Başkanlığı teklif etseler ve başkan olman halinde en önemli projen nedir diye sorsalar, imamların namazları Resulüllah’ın (sa) namazı gibi kıldırmalarını sağlamaktır derim. Çünkü bunu başarabilsek öyle ya da böyle camiye gelip namaz kılan birkaç milyon insanın ‘namazı dosdoğru’ kılmalarını sağlamış ve büyük bir inkılap yapmış oluruz diye düşünürüm. Bunun için sevgili dost Abdullah Yıldız’ın teşvikiyle ‘Namazı Dosdoğru Kılmak’ diye bir kitapçık yazmıştım.

Cuma günü kurbanımıza refakat ederken cuma namazı için farklı bir camiye gittim. İmam bizi iki dakikada yatırıp kaldırdı ve çıktı. Gazali’nin sözünü düşünerek yanına yaklaştım, kimse duymadan, bakın imam kardeşim, böyle bir namaz kabul olmaz, ben bir Müslüman olarak bunu size söylemek zorundayım. Çünkü dememle lafı........

© Yeni Şafak