Lanetli petrol: 22 yıl geciken darbe
Geçtiğimiz hafta Venezuela’da yaşananları sadece “beklenmedik bir operasyon” olarak okumak, yakın tarihi ıskalamak olur. Devlet Başkanı Maduro’nun Karakas’taki evinden kaçırılarak New York’a götürülmesini, Trump’ın açıklamasından sadece birkaç saat sonra canlı yayınlarda izledik.
Amerika’nın dünya kamuoyuna “narko-terörle mücadele” kılıfıyla sunduğu bu el koyma girişimi; aslında 22 yıl gecikmiş bir darbenin, yarım kalmış bir enerji gaspının son perdesiydi.
Şahit olduğumuz bu hibrit işgali anlamak için, emperyal sistemin 2002 ve 2003 yıllarında Venezuela’da nasıl bir duvara çarptığını hatırlamak gerekiyor. Çünkü “Venezuela dosyası”, Amerika için hiçbir zaman kapanmadı. Sadece uygun zaman beklendi. Ve nihayetinde Donald Trump, ülkenin liderini devre dışı bırakmak için yöntem değiştirerek politik sınırları aştı ve tüm dünyayı şoke etti.
Venezuela, petrol içinde yüzen ve sırf bu geliri sayesinde ayakta duran bir ülke değil; daha doğrusu, sahip olduğu “petrol laneti” yüzünden sürekli ayağına çelme takılan bir ülke. Aslında İran’dan Şili’ye, Ekvador’dan Irak’a, Panama’dan Libya’ya uzanan hayli uzun bir hatta, aynı senaryonun farklı sahnelerini izliyoruz. Yaşanan tüm kaosların sebebi, nihayetinde gelip şu soruda düğümleniyor:
“Petrol ve türevi yer altı kaynakları kimin kontrolünde olacak?”
***
BİR İTİRAFÇININ TANIKLIĞI
Dünyanın tam ortasında duran ve yanıtı paha biçilemeyen bu sorunun cevabını, yaşanmışlıklarıyla veren bir isim var: John Perkins.
Kendisi ABD’nin ekonomik tetikçilerinden. İş tanımını şöyle yapıyor: “Ekonomik tetikçiler (ET) tüm dünyada çeşitli ülkeleri trilyon dolar dolandıran ve bu işten hayli iyi para kazanan profesyonellerdir. Dünya Bankası’nın, Birleşik Devletler Uluslararası Kalkınma Ajansının (USAID) ve başka uluslararası ‘yardım’ kuruluşlarının hesaplarından gezegenin doğal kaynaklarını kontrol eden dev şirketlerin kasalarına ve birkaç zengin ailenin ceplerine para akıtırlar. Bunu yaparken düzmece finans raporları, hileli seçimler, rüşvet, haraç, seks ve cinayet gibi araçlardan faydalanırlar. Oynadıkları oyun imparatorluklar kadar eskidir ama günümüzün küreselleşme sürecinde çok daha yeni ve ürkütücü boyutlara ulaşmıştır.”
Perkins’in yolculuğu, 1968 yılında kredi ve tasarruf kooperatifleri kurmak üzere Ekvador’un Amazon ormanlarına gönderilmesiyle başlıyor. Akabinde, Dünya Bankası, BM, IMF, ABD Maliye Bakanlığı ve Fortune 500 şirketleri adına kritik görevler üstleniyor. Afrika, Asya, Latin Amerika ve Ortadoğu’da yürüttüğü danışmanlık faaliyetleri, aslında ülkesi adına planladığı ekonomik darbelerden ibarettir. 2000’lerin başında tecrübelerini kaleme alarak yazarlık sıfatı........
