We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Korona günlerinde çarpılan bilinçler

27 1 4
02.12.2020

Korona günlerinde toplum psikolojisi de değişir. Öncelikle toplum kontrol, izolasyon ve yavaşlama sürecine girer. Hızı düşer, ritmi farklılaşır. İçinde olan insanlar da bu yansır. Bu da tepkilere yol açar. Alışkanlıklara ket vurmaktır bunu. İnsanların sıradan, normal, olağan gördüklerinin anormalleşmesi, sıra dışı ve olağanüstü hale geçmesidir. Yeni bir toplum biçimidir bu. Buna epidemik toplum dedik. Yani toplumun salgın formunda yeniden var oluşu. Salgına tutulması. Salgın içinde hayatiyet kazanması. Salgın gündemleri, refleksleri ve pratiklerin oluşması.

Şimdi herkes kovidi biliyor. Etrafında oluşan hikâyelerimiz var. Ölen yakınlarımız, arkadaşlarımız bulunuyor. Onu tanıyoruz. Tıp bilimimiz onu kontrol edebilecek çok bilgiye ulaştı. Aşı çalışmalarının sonuna geliniyor. Büyük bir imtihan, büyük bir beladan geçme zamanı. Zamanın büyük imtihan ve büyük belalar ile var olduğu tarih. Hepimiz bunun içinden geçiyoruz. Türkiye’de laikçilerin dine “sus bilim işini yapsın” gibi kibirli söylemlerinin ne kadar boş olduğunu gördük. Türkiye’de salgınla en rasyonel ve en ruhani ilişkiyi birlikte kuran din oldu. Camiler en fazla maske, mesafe ve temizliğe dikkat eden mekânlar oldu. Dindarlar hem tıptan yararlandılar hem de Allah’a dualarda bulundular. Fütürist Harari’nin Homdeos/İnsantanrı tezi bir daha sahtekâr yüzüyle ortaya çıktı. İddia ettiği gibi salgınlar son bulmadı. Milyondan fazla insan öldü. Yine söylediği gibi insanlar sadece mabede koşup dua etmedikleri gibi salt bilime inanmakla da........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play