We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Avrupalı ev sahiplerinin ötekileri: Misafir işçiler

29 1 4
25.10.2020

Almanya’da yapılan ve bu ay yeni yayınlanan bir sosyoloji araştırması, Avrupa’da Müslüman göçmenlerin durumu hakkında epeyce aydınlatıcı bilgiler veriyor. Çalışmanın adı: “Batıya Tehdit mi? Müslüman Göçmenler, Hristiyanlar, Dindar Olmayan Yerli Batı Avrupalılar”. Goethe Üniv. Sosyal Bilimler Fakültesi’nde C.C. Czymara ve Leibniz Sosyal Bilimler Enstitüsü’nden M. Eisentraut tarafından gerçekleştiriliyor. Çalışma, son on yıl içinde yapılan araştırma bulgularından da ciddi anlamda yararlanıyor. Araştırma, bir yandan oldukça objektif bilgiler sunuluyor öte yandan da Avrupalıların bilincini ve tutumlarını yansıtıyor. Bu açıdan da önemli. Çünkü yükselen çatışma sürecinde hem Müslüman göçmenlerin durumlarını hem de ilgili Avrupalı bilinci öğrenme şansına sahip oluyoruz.

Araştırma, “insan değerleri” üzerinden giderek Müslüman göçmenler, dindar Hristiyanlar ve dindar olmayan yerleşik Avrupalı insanlar arasındaki ilişkileri araştırıyor. Dört ülke odağa alınıyor: Almanya, Fransa, İsviçre, Belçika eğitimli, zengin, endüstrileşmiş ve zengin toplumlar. Bu dört ülkede Müslümanlar ortalama nüfusa göre daha gençler ve doğum oranı daha yüksek. Siyasal seçkinler ve kamuoyu gelecekte demografik değişimde Müslüman göçmenlerin çoğalması açısından endişeler duyuyor. Belçika’da Müslümanlar ile Hristiyan ve dini olmayanlar arasında değerler arasında ciddi sorunlar yaşanmıyor. Fransa’daki göçmenler kolonyal bir tecrübenin sonucunda ortaya çıkıyorlar. Fransa’nın sert laikliği ve kiliseden ayrı katı tutumu İslam da dâhil tüm dinlere karşı oldukça sınırlayıcı. Okullarda dini eğitim yok ve başörtüsü de yasak. Laikçiler ve dindarlar arasında gerginlik, özellikle Müslümanlar........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play