ABD enerjide hakimiyetini sürdürebilecek mi?

ABD, dünyada ekonomik ve siyasi hakimiyetini sürdürmenin

, enerji kaynaklarına yani petrol ve doğal gazın ekonomik gücüne bağlı olduğuna ve bu kaynakların akışını kontrol etmekle gerçekleşeceğine inanmaktadır.

ABD, RUSYA’YI DEVREDEN ÇIKARDI

ABD’nin enerji hakimiyeti olarak adlandırdığı bu stratejiyi hayata geçirmek için ilk olarak Avrupa’ya giden Rus gazını sona erdirdi.

ABD, bunu Rusya-Ukrayna savaşı ile başardı.

Savaş ile,

Kuzey Akım hatlarının devre dışı kalması

ile enerji arz güvenliğinde Rusya’ya alternatif kaynak ise ABD’nin LNG kaynakları oldu.

ABD Avrupa ülkelerine LNG satan ülkelerin başında gelmekte ve enerji arz güvenliğinde en önemli aktör oldu.

ABD, Avrupa’yı Rusya’dan koparmış oldu.

AMAÇ, ÇİN’İ KONTROL ETMEK

ABD, ekonomide hakim durumunu sürdürmesi için dünyanın en büyük enerji tüketicisi olan

Çin’in enerji arz güvenliğinde belirleyici

olmak istiyor.

Çin’in en büyük projesi olan

Kuşak ve Yol

ile ekonomide dünyanın en büyük ekonomisi olma motivasyonunu kırmak için ABD, enerji arz güvenliğinde hakimiyet silahını kullanıyor.

Bu kapsamda, Çin’in enerjide dışa bağımlı olan ekonomisinde önemli kaynaklardan biri olan

Venezuela’nın enerji kaynaklarına ABD’nin el koymasıyla

hedeflediği amacını kısmen yerine getirmiş oldu.

SIRA, KÖRFEZ BÖLGESİNDEN ÇİN’E GİDEN PETROL VE DOĞAL GAZDA MI?

ABD’nin diğer hedefi de, Körfez bölgesinden Çin’e giden petrol ve doğal gazın kontrolunu sağlamaktır.

Çünkü bu

bölge Çin’in enerji arz güvenliğinde en önemli ülkeleri temsil ettiği gibi, bu ülkeler enerji kaynaklarını Hürmüz boğazından Çin ve diğer Asya ülkelerine taşımaktadır.

Dolayısıyla ABD’nin, Hürmüz boğazının geçişine kontrol etmesi hem Çin’in enerjiye ulaşımını engelleyecek hem de bölgenin enerji kaynaklarını da yönetmesi kolay olacaktır.

Ancak, gelinen noktada bunun kolay olmadığı görüldü.

İran’ın Hürmüz boğazını ülkenin bağımsızlığının en önemli göstergesi

gibi görmesi nedeniyle gösterdiği direnç, ABD’nin bu stratejisini hayata geçirmesini engelliyor.

Dolayısıyla, ABD’nin, enerjide hakim ülke olma ve rakiplerini engelleme stratejisinin başarısız olması,

enerji mimarisinde değişliği ve yeni bir enerji denkleminin ortaya çıkmasına da beraberinde getirecektir.


© Yeni Şafak