We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Uğurcan’a

26 71 6
19.05.2022

Çocuktum. Yaylada kurulan minik takım için geç kalmıştım. Sadece kalci pozisyonunda yer kalmıştı. Mecburen kabul ettim ve takımın kalecisi oldum. Neredeyse günün tamamını futbolla geçiriyorduk. Çoğu zaman yerleşim yerinin 1 km kadar aşağısındaki bize dünyanın en güzel sahası Sarboliso’da düzenli antrenman maçları, kalan zamanlarda da caminin önünde düzensiz bireysel çalışma... En büyüğümüz 10- 11 en küçüğümüz galiba ben 6 yaşlarında falandık. Bir cami önü çalışması sırasında kaleye gelen şutları çıkarırken diğer yandan da radyo spikeri gibi sürekli kendimi övüyordum. “...top yine Şenol’da sevgili dinleyiciler, Şenol kalesinde devleşiyor..” Kenarda bizi seyreden ve yaşça bizden hayli büyük olan bir çocuk bana şöyle seslendi: “Sen Şenolsun he mi? Bilir misin Şenol’un kalesi bu cami kadardır” Çocuk aklımla her kalecinin ppotansiyeline göre kale büyüklüğü olduğunu düşündüm. Şenol’un kalesi de haliyle çok büyük demek dedim. Sonra camiye baktım. Kendime baktım. Cami dediğimiz klasik cami gibi değil bu arada dikdörtgen bir bina. Kendimi büyüttüm. Yok dedim böyle bir........

© Yeni Şafak


Get it on Google Play