Yüzyılın dönüm noktasında hiçbir şey şaşırtıcı değil -1-

“”Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü,

hem akıl çağıydı, hem aptallık, hem inanç devriydi, hem de kuşku.

Aydınlık mevsimiydi. Karanlık mevsimiydi, hem umut baharı hem de umutsuzluk kışıydı,

hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu...”

Fransız Devrimi sonrasının çalkantılı yıllarını Charles Dickens, İki Şehrin Hikâyesi’nde böyle tarif etmişti.


21. yüzyıl da benzer bir altüst oluşa sahip. Bir tarafı umut diğer tarafı dijital distopya! Bu çelişkilerin içinde en çok kullanılan tanım bir Marksist kuramcı olan Gramsci’den alıntılanıyor. “Eski dünya ölüyor, yeni dünya doğmak için çabalıyor: şimdi canavarların zamanı” diyen Gramsci aslında bu benzetmeyi yirminci yüzyılın başında 1930’larda Avrupa’da faşizmin yükseldiği bir dönemde yapmıştı. Canavarlar çağı alıntısıyla ortaya çıkan durumu Amerika’nın dünya liderliğini güçlendirme perspektifinden “Trump ne yapmak istiyor” sorusuyla biraz açmak istiyorum.

Trump politikalarını elbette tek başına, aklına esip gelen fikirlerle yapmadı. Arkasında bir ideoloji var, zaman ve zeminde değişen rasyonaliteye dayanan veriler, seçmen talebi, derin bir akıl ve acil ihtiyaçlar var. Bugün gördüğümüz her şey dünden öngörülmüş planlanmış ve geleceğe matuf hamleleri içeriyor. Bu yazıda elverdiği ölçüde bunu özetlemeye çalışacağım.


DÜNYANIN AMERİKA’YA İHTİYACI VAR MI?

Trump’ın bu soruya verdiği cevap net ve yapmak istediklerinin adeta özeti: “Dünyanın, diğer ülkelerinin Amerika’ya ihtiyacı var. Amerika’ya satamazlarsa hayatta kalamazlar.”

Şu yeni dünyayı anlamak için ihtiyacımız olanın genel lafların ötesinde ince detaylar, arka plan olduğunu düşünerek Çin-ABD ekonomisini ve iki ekonominin kapışmasının mahiyetini iki taraflı olarak çok iyi bilen Manchester Üniversitesi Finans bölümünde kıdemli öğretim üyesi olan Prof. İsmail Ertürk’ün yaptığımız bir sohbetten faydalanarak onun analizlerden alıntılayarak paylaşacağım.

Trump “neyi dizginlemeye” ya da “kontrol etmeye” çalışıyor…

Tüm bu olayların merkezinde Black Rock ve Vanguard State Street gibi dünyada binlerce şirkette en büyük hissedar olan; banka, silah, sanayi, teknoloji, medya şirketlerinin........

© Yeni Şafak