menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Müslüman, dindar, AK Parti

82 1
22.12.2025

AK Parti’yi kuran kadro başta Genel Başkan Erdoğan olmak üzere büyük oranda “dinî hassasiyetleri yüksek” isimlerden oluşuyordu. AK Parti’nin politikalarında, görüşlerinde, icraatlarında ve kadrolarında bu hassasiyet daima muhafaza edildi. 23 yıllık iktidar boyunca da, din ve dindarlar üzerindeki baskılar kaldırıldı, örneğin başörtüsü sorunu çözüldü, Ayasofya ibadete açıldı, din eğitimi yaygınlaştı, en önemlisi de devletin “laiklik” adı altında dine, dindarlara ve dinî değerlere yönelik baskısı giderildi.

AK Parti buna rağmen kendisini “dindar”, “İslâmî” ya da “İslâmcı” gibi etiketlerle tanımlamaz. AK Parti sadece dindarlardan oy alan bir parti de değil. AK Parti’nin üye sayısı 11 milyonu, Erdoğan’a oy veren sayısı 28 milyonu aştı. Özellikle 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında gücün cazibesiyle parti ve hükümet kadrolarında çok sayıda “farklı” isim de yar aldı.

AK Parti salt dindarları temsil etmediği gibi kadroları da tamamen dindarlardan oluşmuyor. Dışarıda, AK Parti’ye oy vermeyen, AK Parti’nin politika ve görüşlerini onaylamayan hatırı sayılır bir dindar kitle var. Dolayısıyla AK Parti’nin sevapları da günahları da dindarların hanesine yazılamaz. Cüzün hatası bütüne şamil edilemez. AK Parti’nin, kadrolarının, ona yakın duran isimlerin yaptıkları hatalar dindarlara, hele hele dine mâl edilemez.

Bir siyasi partiyi eleştirirken, onun üzerinden tüm dindarları, hatta daha ileriye gidip dini eleştirmek sadece toptancı bir bakış açısını yansıtmaz, aynı zamanda bir “fırsatçılık” ve art niyet de barındırır.

Daha korkunç olan şu: Dindarlar ve hatta Müslümanlar........

© Yeni Şafak