Maya

Suriye Ordusu’nun PKK/YPG’ye yönelik operasyonları bizi tatsız bir hakikatle yüzleştirdi. Evet, “Kürt eşittir PKK” değil, evet, bütün Kürtler PKK’yı desteklemiyor, ona sempati duymuyor, evet, PKK’nın siyasi uzantısı DEM’e bütün Kürtler oy vermiyor. Ancak gördük ki, Kürtlerin büyük çoğunluğunun, özellikle de Kürt aydınlarının, kanaat önderlerinin, yazarlarının, İslamcı, dindar, muhafazakâr Kürtlerin üzerinde PKK propagandasının, özellikle de PKK dil ve jargonunun çok güçlü bir etkisi var.

PKK’lı olsun ya da olmasın, bahsettiğim kesim, uzun yıllardır kelime, kavram, coğrafi yer isimlerini PKK’nın belirlediği şekilde kullanıyor ve hiç şüphesiz düşünce de bu dil üzerine kuruluyor.

PKK daha kurulurken bunu hedeflemiş, önce sahada, sonra Diyarbakır Cezaevi’nde kendisi dışındaki tüm Kürt muhalefetini kanlı ya da kansız ortadan kaldırmış, tek örgütlü Kürt hareketi olarak sahnede kalmıştı. Bu sayede PKK, Kürtlerin mayasını, özünü, ruhunu, hamurunu bozmayı, dilini, jargonunu, düşüncesini hatta edebiyatını, müziğini, sanatını şekillendirmeyi başarmıştı.

Hepimiz Adem’in çocuklarıyız; milletlerin, ırkların, kavimlerin doğuştan diğerlerine üstünlüğü yok. Topluluklara genel karakterler izafe etmek, örneğin misafirperver, cömert, cesur, yiğit, doğuştan asker, asil gibi sıfatlar yüklemek........

© Yeni Şafak