“Fakirlik küfür olayazdı”
Hz. Ömer ve Hz. Enes b. Malik’ten rivayet edilen bir Hadis-i Şerif’te Hz. Peygamber şöyle buyuruyor: “Fakirlik neredeyse küfür olacaktı.”
Fakirlik insanın kolunu-kanadını kırar; onunla kalmaz, gururunu kırar, asaletini yok eder, sonra imanını tehdit eder, Allah korusun, isyana kadar götürür.
Müslüman toplumlar ve aile fakiri gözetirler, elinden tutarlar. Mesele sadece bir insanın kaybedilmesi de değildir; toplumsal çürümeyi dayanışmayla engellerler. Fakirliğin çoğaldığı zamanlarda Müslüman topluluklar ve aile dayanışmayla ayakta kalır, gururu, asaleti, en çok da imanı ayakta tutar, toplumu çözülmekten, çürümekten korurlar.
Fakirlik neresidir, zenginlik nerede başlar? Değişik zamanlarda değişik kriterler belirlendi. Örneğin Birleşmiş Milletler yakın zamanlara kadar 1 Doların altında günlük harcama yapabilenleri “sefalet sınırının altında” kabul ediyordu; şimdi bu seviye 3 dolar oldu. Çeşitli STK ve sendikalar aylık kriter açıklıyorlar: Türk-İş, 4 kişilik bir ailenin açlık sınırını en son 35 bin TL olarak açıkladı; 4 kişilik ailenin yoksulluk sınırı ise 114.576 Lira. Örneğin zenginliğin kriteri zekat verebilecek seviyede olabilmek; yani asli ihtiyaçları dışında “nisap miktarı” mala sahip olmak. Kabaca evi, arabası, 1 yıllık maişeti olan kişi zengin sayıldı.
Sorun şurada: Modern ve kapitalist zamanlarda fakirliğin ve........
