Siyasi Doğruculuk’un sonu…
Siyasi iletişimin temel unsurlarından biridir. Jargon olarak İngilizce daha sık kullanılır:
Polical Correctness
… Türkçede Siyasi Doğruculuk diye karşılanmaya çalışılıyor… İşte bu iletişim aracı şu sıra imha ediliyor… Kimin tarafından?… Tabii ki
Trump
…
Siyasi Doğruculuk, halk deyişiyle bir tespiti, bir fikri, bir talebi, bir eleştiriyi, herhangi bir siyasi niyeti “
Pat diye, paldır küldür
” söylememektir… Diplomasi dili diye de ifade edilebilir. Ülkeler arası siyasette Devlet Aklını devreye sokmak, ülke içi siyasi iktidar mücadelesinde de
hedef kitlenin kültür ve değerlerine uygun
bir ‘ikna yaklaşımı’ geliştirmek için kullanılan inovatif taktik dil düzeneğinden söz edilebilir…
Siyasi iletişim eğitiminde çarpıcı ve kolay anlaşılır olsun diye verilen, bence hayli ilkel bir örneği, buraya almak istiyorum. Deniyor ki:
“Politikacı, Evet derse Belki demekmiş. Belki derse Hayır demekmiş. Hayır derse politikacı değilmiş…”
Siyasi Doğruculuk ve Devlet Aklının son en iyi örneklerinden birini
Sayın Cumhurbaşkanımız
verdi. Ne dedi?.. “Venezuela halkının yanındayız!” İletişim okuması yazması olmayanlar, hiç ‘fazla bir şey’ söylemeden ‘çok şey söyleyen’ bu kısacık cümleyi anlamakta zorluk çektiler…
Ancak onlar Trump’ı da ‘okuyamıyorlar’ zaten… ABD darbesi sonrası yemin eden kendi kuklalarından
Deloy Rodriguez
’e “Seni de alırız ha!..”dan tutun, NATO ülkesi Danimarka’nın toprağı olan Grönland’e el koyacağını beyan etmesinden geçin, Kanada’yı 50’nci ABD vilayeti yapacakları iddiasına ve İran’ı ‘tepeleyeceklerini’ ilan etmesine kadar Siyasi Doğruculuk adına yapılacak bütün kusurlu hareketlerin hepsine birden........
