İletişim ‘boşluk’ sevmez…
Dün Ak Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, 4 milyon 900 binden fazla kişiyi doğrudan; onlardan etkilenmeleri söz konusu ortalama 4 kişiyi dikkate alırsak da 16 milyondan fazla insanı dolaylı etkileyecek önemli bir kararı açıkladı. En düşük emekli maaşı 20 bin olacak…
Bir gün önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz da, “Bütçe ile arada denge unsurunu gözeterek, optimum noktayı yakalayacaklarını” ifade etmişti…
Olayın, siyasi iletişim boyutunda, bu şekilde sunulması yeterli midir?
Hayır. Kesinlikle yeterli değildir… Algı, hak edilmeyecek derece olumsuzdur. Bu tür ‘Konu Yönetimi’ uygulamalarında sütunlarımızda sıklıkla belirttiğimiz gibi, işin Öncesi – Sırası – Sonrası şeklindeki üç aşamasından birini dahi ihmal etmeniz hâlinde algı kesinlikle aleyhinize çalışmaya başlar…
Öncesi safhası için ‘ön ikna’ süreci de denebilir… Hedef kitleyi alacağınız en kritik kararlarda sizin yanınızda olmaya hazırlarsınız… Ön ikna süreci, olay kurumlar hatta kişiler bazına indirildiğinde dahi, alınacak her kritik karar öncesinde oluşturulması gereken ‘beklenti yönetimi’ stratejilerinin ayrılmaz bir parçasıdır …
Ak Parti bu sürecin ilk aşamasını henüz geçememiştir… İletişim, ‘boşluk’ sevmez… Şimdi muhalefet o boşluğu doldurmak için her türden fırsatı değerlendirecektir…
İnşallah Ak Parti yetkilileri durumun farkına varırlar da; karar TBMM’de tartışılırken ya da sonrasında iletişimin yönetiminde inisiyatifi ele alırlar…
Bir kararın doğru olması ile kararın doğru algılanması arasında bazen uçurumlar oluşabilmektedir… Bu noktada ne demek istediğimizi, iki araştırma üzerinden çok yalın bir karşılaştırmayla arz etmeye çalışalım…
Biri Sözcü TV’de yakın tarihte........

Toi Staff
Sabine Sterk
Gideon Levy
Mark Travers Ph.d
Waka Ikeda
Tarik Cyril Amar
Grant Arthur Gochin