Bir pazarlama mucizesi: The Odyssey
Bir pazarlama mucizesi: The Odyssey
Eğer, 250 milyon dolarlık bir yapım bütçesi olmasaydı;
Eğer, pazarlama iletişimi için 125 milyon dolar ayrılmasaydı ve iletişim adına haber değeri olan birçok teknik numaraya para harcanmasaydı;
Eğer, tamamı IMAX 70mm film kameralarıyla çekilmeseydi;
Eğer, Truva Atı, yaklaşık 12 metre yüksekliğinde gerçeğe bire bir uygun inşa edilmeseydi;
Eğer, Truva’nın gece yağmalanma sahnesinde yüzlerce özel taşınabilir LED düzeneği kurulmasaydı;
Eğer, Antik Yunan dönemine ait çalgılar; başta ‘Aulos’ ve ‘Lir’, asıllarına uygun yeniden ürettirilip müzikler tamamen ham ve döneme uygun deneysel bir tonda olmasaydı;
Eğer, Bronz Çağı’nı yakalamak için 35 farklı el yapımı bronz gong, hurda metaller ve hatta stüdyodaki havalandırma ünitelerine vurularak vurmalı çalgı sesleri kaydedilmeseydi; UNESCO koruması altındaki geleneksel Arnavut İzopolifonisi vokal tarzı kullanılmasaydı;
Eğer, yapay kreatif efektler yerine 100 yıl önceki optik illüzyonlara ve pratik çözümlere başvurulmasaydı;
Eğer, dev Kiklop için 18 metre boyunda mekanik bir kukla ve protez makyaj iskeleti hazırlanmasaydı;
Eğer, yamyam devler Lestrigonlar’ın sahnelerinde zoraki perspektif kamera teknikleri ve özel protez makyajlı çok uzun boylu dublörler kullanılmasaydı;
Eğer, İtalya’nın Favignana adasında 60’tan fazla binayı içeren, Athena Tapınağı’nın da dahil olduğu gerçek bir antik kent inşa edilmeseydi;
Eğer, bilgisayarla çoğaltma yerine 2.000 gerçek figüranla savaşın kaosu ve insan kalabalığı fiziksel olarak sağlanmasaydı;
Ve eğer, ilginçlik adına Truvalı Helen’i zenci yapmasalardı;
Christopher Nolan tarafından yazılıp yönetilen The Odyssey, iki haftada dünya çapında 652 milyon dolar hasılat elde edebilir miydi?
Pazarlama iletişimi böyle bir şeydir. İlginç öğeleri birer hikâye haline getirip adam başı 600 – 700 liranızı alıverirler…
Filmleri kaptırıp seyretmekten çok, okumaktan haz alanlar bilir. Ünlü........
