MEB öğretmen adaylarının feryadını duymalıdır
Mecliste kabul edilerek 2024 yılında yürürlüğe giren Öğretmenlik Mesleği Kanunu bünyesinde birçok yeni düzenlemeyi barındırmaktadır. 01.09.2025 tarihi itibarıyla Kanunun bütün maddeleri yürürlüğe girmiştir. Bu yazımızda öğretmen adaylarının sorunlarını gündeme getirmeye çalışacağız.
Öğretmen adaylarının memur statüsünde olmaması sorun oluşturur
Millî Eğitim Akademisinde eğitim gören öğretmen adayları maalesef memur statüsünde değildir. Hatta bunlar sigortalı dahi sayılmamaktadır. Bu nedenle aday öğretmen ile öğretmen adayları arasında çok büyük farklar vardır. Hatta aralarında dağlar kadar fark olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Öncelikle aday öğretmen memur iken öğretmen adayı kursiyer kapsamında olup memur değildir ve bu süreler sigorta başlangıcı dahi kabul edilmemektedir.
Nitekim Kanunda öğretmen adayı; Akademide hazırlık eğitimine alınanlar şeklinde tanımlanmıştır. Belli ki Türkiye İş Kurumu kursiyerlerine özenilerek yapılan bir düzenleme.
Ancak bunlar, hem aldıkları ücret hem de statüleri açısından öğretmen değillerdir. Ayrıca bunlar sigortalı da olmayıp hazırlık eğitimi süreleri kazanılmış hak aylık derece ve kademelerinde de dikkate alınamaz. Yani bunların öğretmen adaylığı süresi emeklilikte dikkate alınmayacaktır. İlerleyen süreçte bu konunun çok büyük bir sorun olarak karşımıza çıkacağını belirtmemiz gerekiyor.
Öğretmen adaylarının hazırlık eğitimi
Kabul edilen Kanunun 8’inci maddesinde aday öğretmenlerin hazırlık eğitimi düzenlenmiştir. Buna göre bu eğitim, öğretmenlik mesleği yeterlikleri çerçevesinde belirlenen teorik ve uygulamalı derslerden oluşan hazırlık eğitimi, Akademi tarafından verilecektir.
Hazırlık eğitimi, öğretmenlik mesleğinin gerektirdiği bilgi, beceri, tutum ve değerleri içeren öğretmenlik mesleği yeterlikleri Milli Eğitim Bakanlığınca belirlenecektir.
Hazırlık eğitiminin süresi dört dönemdir. Bu süre, öğretmen adayının mezun olduğu yükseköğretim programına göre üç dönem olarak uygulanabilir. Dönemden ne anlaşılması........
