Geç gelen itiraf!
Kanada başbakanı Mark Carney’nin Davos’ta küresel sistemin tartışma platformu “Dünya Ekonomik Forumu”nda yaptığı konuşma gündeme damgasını vurdu. Carney, Batı merkezli, kurallara dayalı, liberal uluslararası düzenin “Trump etkisi” sebebiyle çöktüğünü söyledi.
“Trump etkisi” ibaresini ben ekledim. Zira Carney konuşmasında Trump’ın adını geçirmedi. Oysa Carney’nin argümanları Trump’ın Kanada ve Grönland ile ilgili girişimlerinin yol açtığı sarsıntıyla ilgiliydi. İsrail’in Gazze’de yürüttüğü Batı destekli soykırım, kurallara dayanan düzenin yanılsamadan ibaret olduğunu zaten gözler önüne sermişti. Tabii Carney Gazze’den de, Venezuela’dan da bahsetmedi. Gelmesi beklenen diğer artçı sarsıntılardan da söz etmedi.
Carney sıradan bir siyasetçi değil. “Liberal enternasyonalist” kimliğiyle küresel finansal sistemin önde gelen temsilcilerinden olan Carney, Goldman Sachs’ta 13 yıl üst düzey görevlerde bulundu, öte yandan İngiltere ve Kanada merkez bankalarının başkanlığını yaptı.
Carney, Vaclav Havel’in 1970’lerde bir yeraltı yayını olarak elden ele dolaşan “Güçsüzlerin Gücü” başlıklı denemesine atıfta bulunuyordu. Sovyetler Birliği’nin dağılmasını takiben önce Çekoslovakya, ardından Çekya Cumhurbaşkanı seçilen Havel muhalif bir entelektüel olarak Sovyet düzeni içinde toplumun güçsüzlüğünü betimliyordu. Bireylerin her şeyin yolunda gittiğine inanıyormuş gibi yaptıklarını söyleyen Havel bu güçsüzlüğü “yalan içinde yaşamak” olarak niteliyordu. Carney de temsil ettiği düzeni........
