menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Silahlar sussun, gönüller buluşsun

12 0
16.08.2026

Türkiye, yıllardır terörün açtığı yaralarla mücadele ediyor. Nice evladımızı toprağa verdik, nice annenin yüreği yandı. Nice aile, bir telefonun ucundaki acı haberle hayatının en büyük imtihanını yaşadı. Artık hepimizin ortak dileği bellidir: Silahlar sussun, anaların gözyaşı dinsin, Türkiye huzura kavuşsun.

Fakat bugün önümüzde duran meseleye yalnızca güvenlik penceresinden bakamayız. Çünkü terörün sona ermesi kadar, terörü besleyen ayrılıkların, ötekileştirmenin, güvensizliğin ve kardeşlik duygusunu zedeleyen anlayışların da sona ermesi gerekir.

Kur'an-ı Kerim bu konuda bize çok açık bir ölçü verir:

"Ey insanlar! Şüphesiz sizi bir erkek ile bir dişiden yarattık, tanışasınız diye sizi kavim ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır." (Hucurât, 49/13)

Demek ki farklılıklarımız birbirimizi düşman görmek için değil, birbirimizi tanımak içindir. Türk olmak, Kürt olmak, Arap olmak; farklı mezheplere, farklı kültürlere mensup olmak insanı birbirinin düşmanı yapmaz. Asıl mesele, bu farklılıkları ayrışmanın değil, zenginliğin vesilesi kılabilmektir.

Resûlullah (s.a.a.) de müminlerin........

© Yeni Mesaj