menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

İnsanlığı barışta buluşturan model MEM’dir

16 0
latest
Prof. Dr. Haydar Baş'ın ortaya koyduğu Milli Ekonomi Modeli

, yalnızca kendi döneminin şartlarına cevap veren bir iktisadi tez olarak kalmamış; bugün insanlığın karşı karşıya bulunduğu savaş, sömürü ve adaletsizlik krizlerine karşı yaşayan bir çözüm manifestosuna dönüşmüştür. Bu modelin en önemli gücü, insanı merkeze alan ahlaki zeminidir. Ekonomiyi yalnız rakamların, piyasaların ve sermaye çevrelerinin alanı olmaktan çıkarıp insan onurunun hizmetine sunan bu yaklaşım, küresel barışın da anahtarını elinde taşımaktadır. Çünkü insanı yaşatmayan bir ekonomik düzenin, dünyaya barış getirmesi mümkün değildir.

Bugün emperyalist sistem, yalnız ülkelerin kaynaklarını değil, toplumların iradelerini de kuşatma altına almaktadır. Borç mekanizmaları, faiz düzeni, enerji savaşları ve siyasi baskılarla kurulan bu tahakküm, milletleri bağımlı hale getirirken çatışmaları da sürekli beslemektedir. Milli Ekonomi Modeli ise bu sömürü çarkına karşı milletlerin kendi kaynaklarıyla ayağa kalkabileceğini savunur. Her ülkenin üretim gücünü kendi halkının refahına yönlendirmesi, yalnız ekonomik bağımsızlığı değil, aynı zamanda siyasi özgürlüğü de beraberinde getirir. İşte bu yüzden model, uluslararası gerilimleri azaltan ve dünya barışını besleyen gerçekçi bir alternatif olarak öne çıkmaktadır.

Bu büyük fikrin bugün taşıyıcısı ve bayraktarı ise Hüseyin Baş'tır. Haydar Baş'ın fikir mirasını devralan Hüseyin Baş, Milli Ekonomi Modeli'ni yalnız geçmişin bir ideali olarak değil, bugünün ve yarının somut çözüm programı olarak yeni nesillere taşımaktadır. Onun liderliğinde bu model, Türkiye'nin iç meselelerine çözüm üreten bir siyasi perspektif olmanın ötesine geçerek, mazlum milletlere umut veren küresel bir vizyona dönüşmektedir. Çünkü çağımızda liderlik, yalnız bir ülkeyi yönetmek değil; insanlığa adalet temelinde yeni bir rota çizebilmektir.

Ayrıca Milli Ekonomi Modeli'nin küresel liderlik vizyonu, yalnız devletler arası ekonomik dengeleri düzenlemekle sınırlı değildir; aynı zamanda insanlığın ortak vicdanına seslenen ahlaki bir diriliş çağrısıdır. Bugün dünyanın en büyük sorunu, ekonominin insan için değil, insanın ekonomi için araç haline getirilmesidir. Haydar Baş bu çarpık yapıyı tersine çevirerek refahı halkların hakkı olarak tanımlamış; Hüseyin Baş da bu anlayışı çağın diliyle yeniden yorumlayarak daha geniş kitlelere ulaştırmıştır. Böylece model, yalnız ekonomik bir reçete değil, insan merkezli yeni bir medeniyet teklifine dönüşmektedir.

Bir başka önemli boyut, bu modelin kültürel ve siyasi bağımsızlığı da koruyan yapısıdır. Emperyalist düzen yalnız ekonomileri değil, toplumların düşünce biçimlerini de tek tipleştirmektedir. Milli Ekonomi Modeli ise milletlerin kendi kimliklerini muhafaza ederek kalkınmasını savunur. Bu anlayış, her topluma kendi değerleriyle yükselme imkânı tanırken, küresel liderliği de tek merkezli tahakkümden çıkarıp çok merkezli adalet düzenine dönüştürür. Türkiye'nin bu modeli sahiplenmesi, onu yalnız bölgesel bir güç değil; insanlık için umut üreten ahlaki bir öncü yapabilir.

Bugün bayrak, fikirden eyleme geçişin omuzlarında yükselmektedir. Hüseyin Baş'ın temsil ettiği yeni dönem, Milli Ekonomi Modeli'nin teori olmaktan çıkıp küresel çapta uygulanabilir bir insanlık projesine dönüşme dönemidir. Önümüzdeki yıllarda dünya yeni ekonomik kamplaşmalara sahne olacaktır; fakat insanlığı kalıcı barışa taşıyacak olan, silah dengeleri değil adalet dengeleridir. Ve o adaletin yolu, önce insan diyen bu büyük vizyondan geçmektedir.

Bu sebeplerden dolayı "İnsanlığı barışta buluşturan model Milli Ekonomi Modeli'dir" diyoruz.


© Yeni Mesaj