Algı çağında gerçekle yüzleşmek |
İçinde yaşadığımız 21. yüzyıl, insanlık tarihinin en hızlı dönüşümlerine sahne olan bir dönem olarak farklı isimlerle anılıyor. Kimi buna "bilgi çağı" diyor, kimi "teknoloji çağı", kimi "özgürlük çağı", kimi ise "yapay zekâ çağı." Her tanım, bu çağın bir yönünü tarif etse de bütünü açıklamakta yetersiz kalıyor. Çünkü mesele sadece bilgiye erişimin artması ya da teknolojinin gelişmesi değil; bu araçların insan zihni ve toplum üzerindeki etkisidir.
Nitekim geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında Prof. Dr. Ahmet Hamdi Kepekçi tarafından yapılan dikkat çekici bir tanımlama, bu çağın belki de en kritik yönünü ortaya koydu: "illüzyon çağı", yani "algı çağı." Bu ifade, modern dünyanın görünmeyen ama en etkili gücüne işaret ediyor. Artık gerçekler, olduğu gibi değil; sunulduğu biçimiyle algılanıyor. İnsanlar olayları bizzat yaşayarak değil, kendilerine gösterildiği kadar ve gösterildiği şekilde anlamlandırıyor.
Aslında bu durum yeni değil. Daha önce de toplumların televizyon dizileri, haber bültenleri ve çeşitli medya araçlarıyla yönlendirildiği sıkça dile........