"Nefes aldığınız sürece yazınız. Çünkü yazmak, yaşamaktır…"

Bu sıralarda elim kalem tutmaz oldu.

Yazmam gereken onca yazı, şiir karalamalarım, dostlarıma aktarmam gereken konular biriktikçe birikti… Bir yanda hastalıklar, öte yanda yoğunlaşan aktiviteler, cenazeler derken dengem kaçtı.

Neyse ki izleniyormuşuz. Hoş, bizim yazılarımızı bir kişi bile okusa, yazma misyonunu üstlendi isek o bir kişi için bile yazmak, okuyucuyu hoşnut etmek gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Bursa Hakimiyet gazetesinde yıllar önce beraber koşuşturduğumuz, çekirdekten gazeteci ve yazar kardeşimizden bir çağrı aldım. İsminin önüne "Doktor" unvanını bütün güç şartlara rağmen eklemeyi başaran Murat Kuter, artık acemi bir muhabir değil. Aksine günlük yazılar yazan bir dost. O da eskilerden bir rüzgâr estirdi. Bir dönem birlikte olduğumuz, güzel işlere imza attığımız, bunu ancak bugün içine düştüğümüz kaos günlerinde değerlendirebildiğimiz o günkü olayların baş mimarı sevgili Yalçın Ağabey (İpbüken) ile kaleme aldıkları "Yalçın İpbüken'in yaşamından" isimli kitabın tanıtımına çağrıldık. Gönlüm onlarla ama uzun yolculuklar yapamıyorum.

Bunca yıl sonra hatırlanmak güzel şey. Tofaş'ın Bursa'daki lokalinde yapılacak tanıtım benim için çok şey ifade ediyor. Hele hele Yalçın ağabeyin anıları çok önemli. Yalçın İpbüken, Tofaş'lı günlerinde avukat olduğunu unutup, tüm spor camiasının bugün bile özlediği bir duruş göstererek; rahmetli Hayri Koyuncu ile birlikte TOFAŞ-SAS kulübünü kuran, basketbolda, güreşte ilklere imza atan; fabrika bünyesinde işçi çocuklarına ve çalışanlarına sporu sevdiren, fabrikanın boş alanlarına futbol kalelerini, basket ve voleybol potalarını diken; Uludağ Kirazlıyayla'da çocuk ve genç sporcular için izci ve sporcu kamplarının yapılmasına emek vermiş bir isim…

O günlerin sıkıntılarını ve zorluklarını, hatta Tofaş'ta bile olsanız yokluklarını, devletin önünüze çıkardığı bürokratik engellerini düşününce ne kadar önemli işler yapmış olduğunu birebir yaşamış biri olarak daha iyi algılıyorsunuz. Tofaş ile birlikte Renault ve Mako'nunda isteklendirilmesinde önemli rol oynadı. Eğer bugün Tofaş'ta bir spor salonu ve sporcu camiası varsa bunu Yalçın İpbüken'e borçlu…

***

Kitabın hazırlanıp, Yalçın ağabeyin isteklendirilmesinde Dr.Murat Kuter'in de Bursa'nın spor yaşamında önemli bir rolü olduğu yadsınamaz. Bir zamanların çırağı, bugünün duayen gazetecisi olan; Bursa basınından her şartta kopmayıp bağını sürdürerek bir vefa örneği gösteren arkadaşımızın gayretleri her türlü takdirin üzerinde… Düşünüyorum da, onun gibi kaç kişi kaldı ki?

İçine sürüklendiğimiz siyaset, mafya, ekonomi ve cemaat yapılanmalarında öyle saldırılara uğramışız ki, olaylar bizleri öylesine oyalamış ki, bunlardan sıyrılıp; böylesine dostlara zaman ayıramamışız. Bu ayıbı ve zaman kaybını telafi etmek mümkün değil.

Oysa elimiz tuttuğu; gözümüz gördüğü ve nefes aldığımız sürece yazmak, yaşamaktır diyerek herkesi anılarını bir kitapta toplamaya teşvik ediyoruz.

Sevgili Yalçın İpbüken gibi, yüzlerce insanın hayatına dokunmuş; bir dönem gerek spor yolu ile gerekse Tofaş gibi büyük bir fabrikanın personel müdürü olarak insanları yönetmiş; onların evlerine ekmek götürmesinde rolü olan bir görevi üstlenmiş olması, kişi olarak çok fazla anı biriktirdiğini, bunları paylaşmanın, öncelikle insan olarak sonra Bursa kent tarihine tanıklık etmiş bir kimse olarak yazıp anlatması önemli bir olay diye düşünüyorum.

Malum, bizden sonraya kalacak olan tek şey anılarımız olacak…

Bizden sonrakilerin dersler çıkaracağı veya örnek alacağı yaşanmışlıklardır. Bu anılar gelecek nesillere miras olarak kalmalı; çocuk ve gençlerin önlerinde iyi örneklerin sergilenmesine yardım edilmelidir.

Çünkü son yıllarda etrafımızda çok kötü örnekler oluştu.

İyilerine muhtacız.

Ne olur, Yalçın ağabey, yazılan ilk kitabın son kitabın olmasın…

Sevgi ile…

QOSHE - Yazmak, yaşamaktır… - Taner Tümerdirim
menu_open
Columnists Actual . Favourites . Archive
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Yazmak, yaşamaktır…

18 1
23.12.2023

"Nefes aldığınız sürece yazınız. Çünkü yazmak, yaşamaktır…"

Bu sıralarda elim kalem tutmaz oldu.

Yazmam gereken onca yazı, şiir karalamalarım, dostlarıma aktarmam gereken konular biriktikçe birikti… Bir yanda hastalıklar, öte yanda yoğunlaşan aktiviteler, cenazeler derken dengem kaçtı.

Neyse ki izleniyormuşuz. Hoş, bizim yazılarımızı bir kişi bile okusa, yazma misyonunu üstlendi isek o bir kişi için bile yazmak, okuyucuyu hoşnut etmek gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Bursa Hakimiyet gazetesinde yıllar önce beraber koşuşturduğumuz, çekirdekten gazeteci ve yazar kardeşimizden bir çağrı aldım. İsminin önüne "Doktor" unvanını bütün güç şartlara rağmen eklemeyi başaran Murat Kuter, artık acemi bir muhabir değil. Aksine günlük yazılar yazan bir dost. O da eskilerden bir rüzgâr estirdi. Bir dönem birlikte olduğumuz, güzel işlere imza attığımız, bunu ancak bugün içine düştüğümüz kaos günlerinde değerlendirebildiğimiz o günkü olayların baş mimarı sevgili Yalçın Ağabey (İpbüken) ile kaleme aldıkları "Yalçın İpbüken'in yaşamından" isimli kitabın tanıtımına çağrıldık. Gönlüm onlarla ama uzun yolculuklar yapamıyorum.

Bunca yıl sonra hatırlanmak güzel şey. Tofaş'ın Bursa'daki lokalinde yapılacak tanıtım benim için çok şey ifade ediyor. Hele hele Yalçın ağabeyin........

© Yeni Mesaj


Get it on Google Play