We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close
Aa Aa Aa
- A +

Geleceği şekillendirmek…

9 2 1
10.05.2022

Geçmiş günlerin anıları bir yanda duruyor…

Öte yanda yaşanan bir bayram tatili…

Umutlarının istendiği gibi yeşeremediği günümüz…

Yalanlardan gerçekleri çıkartırken duyduğumuz acı ve gelecek kaygıları…

Geleceklerinden endişeli gençler…

Meslek sahibi olmak için onca yıl okuyan, ancak mesleklerini yapamayan yetişkinler…

Bütün bunlara daha bir yığın şey eklemek mümkün. Ancak belirsizlik ortamında insanların kaygılı bir biçimde yarını beklemeleri, ümit etmeleri kaçınılmaz… Pazar ve marketlerin o eski canlılığını kaybetmiş olması; para yüzünden aile içi geçimsizliklerin ve şiddetin çoğalması. Güpegündüz meydana gelen soygunlar, yol kesmeler, haraç almalar, cep telefonlarının on binleri bulan çalınma olayları… Öte yanda şikâyetlere takipsizlik verenler ve seyirci kalanlar…

Bir kesimi yok sayıp, donatılan ramazan ve bayram sofraları… Pazardan boş file ile dönenler…

Sizi bilmem ama benim İçimi acıtıyor…

Kaçıp gidesim geliyor. Görmemek, duymamak, söylenmemek için… Ama heyhat. İnsan beynini çıkarıp bir kasaya koyamıyor, düşünme becerisini yok edemiyor ki? Gözlerin gördüğünü, dillerin söylediğini, akla yazılanı silemiyorsunuz…

Tek çare bu cennet ülkede duyulmaması, söylenmemesi, akla bile getirilmemesi gereken bir söz: "Ölsem de kurtulsam…"

* * *

İstesek de istemesek de geleceği şekillendirmek gibi bir mecburiyetimiz var. Bu mecburiyet sırası sevgili Mustafa Kemal ATATÜRK'ten sonra bize geldi. Terk etmek ve kaçmak çözüm değil. Emaneti doğru ve emin ellere teslim etmenin hesaplarını yapmak, düşünce savaşlarını yapmak........

© Yeni Mesaj


Get it on Google Play