menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Bir anma toplantısının düşündürdükleri

10 0
13.04.2026

Yeni Mesaj gazetesi, Almanya Ha-ber.com ve İcmal dergisinin bir yazar üyesi olarak geçtiğimiz akşam BTP'nin kurucusu merhum Haydar Baş'ın 6. ölüm yıldönümü nedeni ile yapılan İzmir toplantısına bir davetiye aldım. Böyle önemli bir davete icabet etmemek olmaz.  

Rahatsızlıklarım nedeni ile evden dışarı çıkmayı sevmiyorum. Ara sıra Urla'da deniz kenarına gidip, dalgaların sesini dinliyorum. Pazar yerinden mevsimine göre yöreye has ürünlerin alışverişini yapıp dönüyorum. Ancak bu toplantıyı kaçıramazdım. İyi ki de gitmişim. Toplumun BTP'ye olan bakış açısının nasıl değiştiğini, geç de olsa bazı gerçekleri gördüklerini, yalanlardan doğruları nasıl ayıkladıklarını görüp, farklı kesimlerden insanların bir araya geldiğini izledim.  

İnsanoğlu etten, kemikten yaratılmış, bin bir nimetle donatılmış,  dünya dertleri ile donatılmış varlığının farkına bile varamamış aciz bir kul olarak yaşadığını bir türlü anlamıyor.

Merhum Haydar Hoca ile ilgili uzun uzadıya bir anlatıma gerek yok. Pek çok kesim onu tanıyor ve herkesin az çok bir bilgisi var. Hoş, bir insanı tanıdığını söylemek çok iddialı bir söylemdir. Ancak onu bugün bile hatırlanır kılan ortaya attığı "Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet" kavramlarıdır.  

Amerika'nın emperyalist emellerini, doların imparatorluğunu yıkmanın tek yolunun milli para birimi ile alışveriş etmek olduğunu, senyoraj hakkını kullanmak gibi ifadeleri seslendiren kişi olmuş, bugün dünyanın pek çok ülkesine fikirlerini kabul ettirmiştir. Görülmektedir ki pek çok ülke karşılığı olmayan kâğıttan dolarların egemenliğine son vermekte, her türlü uluslararası alış verişte başka ülkelerin değil, kendi paralarının kullanılmasını şart koşmaktadır. 

Biliyoruz ki, ekonominin canlanması için ev kadınlarına maaş bağlanması gerektiğini, ev kadınlarının evin ihtiyaçlarını sağlamak için yapacakları alış verişin piyasaya sıcak para girişini sağlayacağını belirtmiştir.  

O yaşamında pek çok kimsenin hayatına dokunmuş ve gerek dini, gerekse yaşam gereksinmelerini şekillendirmiştir. Bulunduğu topluma önderlik etmiş geride çok güzel anılar ve insanlar bırakmıştır. 

Bugün ülkemizin önemli bir ihtiyacına cevap veren düşünce dünyasını, olması gerekenlerle ilgili evrenini geleceğe miras bıraktı. Yazmış olduğu eserler arasında yer alan "Hoş Geldin Atatürk" adlı eseri ile hiçbir partinin yapmaya cesaret edemediği konuları tüm çıplaklığı ile ele alarak büyük önderi daha yakından tanıtacak bir çalışmaya imza atmıştır. 

Ne kadarımız okuyoruz, ne kadarımız yazıyoruz bilmiyorum. Ancak bugünün dünyasını anlamak için her zamankinden daha çok okumaya ve onun yazdıklarını anlamaya çalışmalıyız. 

Her ülkenin bir aydınlanma tarihi ve önderi vardır. 

Atatürk nasıl büyük bir kurtarıcı ve kurucu ise, onun fikirlerini ve ideallerini savunanlar da her dönemde geleceği kurma ve yeni nesilleri aydınlatma adına görevlidirler. 

Yazdığı eserler ve ortaya koyduğu modeller ile bizlere önderlik edecek insanlardan biri olarak Haydar hoca sadece Türkiye'ye değil, pek çok ülkede gerçekleştirdiği konferans ve toplantılar ile önder olmuştur. Ülkemiz insanının sıkıntıları ortadadır. Uzun uzun bahsetmeye veya şikâyet etmeye gerek yok. 

Emeklisi de, asgari ücretle çalışanı da sıkıntı içindedir. 

Ancak abartmıyorum, çözümü bellidir. Çözümü Milli Ekonomi Modeli ve Milli Devlet'tir. 

Çözüm yolunda bizi geçmişten geleceğe bağlayan köprüsü Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür

Bazı liderler iddia edildiği gibi eskimez. Aksine, fikir ve düşünceleri ile yıllara meydan okuyarak yücelirler. 

Haydar Hoca'yı bir kez daha anma fırsatı bulduğum için mutluyum. 

Artık üzülmek değil çalışma zamanıdır. Gözü boyanmış, anlayışı engellenmiş toplumlara doğruları haykırmak, geleceğe emin adımlar ile yürümek zorundayız. 

Bu hepimize yüklenmiş bir görev ve yaşam ödevidir.

Bu millete hizmet edenlerin mekânı cennet olsun.   

 


© Yeni Mesaj