Ahir zaman yolculuğu…

Bizim için ahir zamanlar geçmekte olan şu dönemler olsa gerek… Komşusu aç iken tok yatanlar; kedi ve köpeği zararlı mahlûkatlar arasında görenler; kendisine verilmiş emanet zenginlikleri gösteriş aracı olarak kullananlar; asıl zenginliğin eşi ve kardeşi; çocuk ve torunları; canı yandığı zaman yardımına koşan komşu ve arkadaşları olduğunu unutanlar; geldiği görevlerde hizmet için bulunurken nefsine yenilip kendisini lüks içinde yaşatanlar; onlardan medet umanlar; Allah'ın bile affetmediği suçları affedip kendilerine ona ortak koşanlar; adaletin terazisini ölçüp biçmeden kendi çıkarına kullananlar; pazar çöpünde yiyecek arayanlar var iken başka bir ahir zamandan bahsedilebilir mi?

Hastanede yatarken ölümün soğuk yüzü ile karşılaşanlar bilir. Duvarların rengi ne kadar beyaz olursa olsun, karşılaştığınız gerçekler soğuk buz mavisidir… Geceler uzun, gündüzler günlük olayların gerçeğinde ezik, tan vakti soluk ve güçsüzdür. Yanınızdaki yatakta ölümü arzu eden adamın inlemeleri hayatın gerçeğidir. En çok ihtiyaç duyduğunuz şey doktorun güler yüzü; hemşirenin ilgisi; hasta yakınlarının sunduğu bir bardak ayranın ferahlatıcı etkisi; başınızın ucunda damlayan serumun sürekliliğidir.

Her sabah güneşi görmek ve yeniden doğmak; kapıdan girecek tanıdık bir yüzü beklemek; "Acaba falanca ne yapıyor?" diye akıl........

© Yeni Mesaj