menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Güller vuslata yürürken

12 20
13.01.2026
Bazı yürüyüşler vardır, geriye dönüp bakılmaz. Bazı gidişler vardır, eksiltmez; aksine geride kalanlara yol gösterir. Hayat dediğimiz şey bazen bir bekleyiş, bazen bir arayış, bazen de farkına varmadan vuslata doğru atılan adımlardır. İşte bugün, bir gül daha kokusunu dünyada bırakıp asıl bahçesine yürüdü. Biz ise onun ardından, hayatı ve ölümü yeniden düşünmeye davet edildik.

Haydar Hoca'dan öğrendiğimiz hayat anlayışı, dünyaya sığdırılmış bir başarı hikâyesi değildi. O hayat, kulun kendi kurduğu bir düzen değil; Cenab-ı Hakk'ın kulundan murat ettiği hayatın idrakine varma hâliydi. Merkezinde insanın değil, Allah'ın olduğu bir kulluk şuuru… Dünya, uğruna yaşanacak bir hedef değil; ahirete hazırlanılacak bir imtihan alanıydı. Ölüm ise bir kayıp değil, asıl yurda dönüşün kapısıydı.

Haydar Hoca bu şuurla bir ömür insan yetiştirdi. Kendi ifadesiyle "sevdam" dediği gençlerdi onlar. Bir gül bahçesi gibi özenle büyüttüğü, irfanla suladığı, ahlakla beslediği güller… Zamanın rüzgârında savrulmayan, kökünü derine salmış, rengini ve kokusunu muhafaza eden güller…

Bugün o gül bahçesinin güllerinden birini, Muhammed kardeşimizi, Hakk'a uğurladık. Dilimiz "veda" demeye alışkındı belki ama gönlümüz başka bir hakikate şahitlik ediyordu.........

© Yeni Mesaj