Milli Devlet’te gençlik ve eğitim -2-

Batı dünyası için insan hakları, her zaman sadece kâğıt üzerin de kalmıştır. Bunun nedeni, meselenin iyi ele alınamamış olması değil, Batı dünyasında insan haklarını verecek bir iradenin bulunmayışıdır. Böylece işin sadece propagandası yapılmakta, denilenler yalnızca lafta kalmaktadır. Hakkı veren olmayınca, istismarların olması ise çok normaldir. 

Milli Devlette, önümüzdeki bölümlerde değineceğimiz gibi, hakların verilmesi değil, "insan için doğuştan var olduğu" devlet tarafından kabul edilen hakların yine devlet eliyle yaşatılması ve korunmasından bahsedilir. 

Biz, ilk olarak fertlere haklarını verecek insanı ele alıyoruz. Öncelikle bu insanı yetiştiriyoruz. Hak ve hürriyetleri yaşatacak uygulamaları hayata geçirecek bir yaşam telakkisi kazandırıldıktan sonra, ancak insan haklarının uygulamalarından bahsedilebilir. 

Milli Devlet, eğitim konusunu, günümüzde ihtiyaç duyulan ve özlenen insanın yetiştirilmesi bakımından önemle ele almaktadır. 

Bu bağlamda Kapitalizmin bencil ve egoist insan modelinin yerine; tüm insanlığa haklarını verecek ve onları koruyacak fertlerin yetiştirilmesi, milli eğitimin ana vazifelerindendir. 

Birlik ve beraberliği temin edecek, devlet ve milletine bağlı bireylerin yetiştirilmesi de vazgeçilemez esastır. 

İnsanın yetiştirilmesi bahsinde ele alınması gereken bir diğer önemli husus ise, her milletin kendine ait değerleri özelde ise Türk Milleti'ne ait değerleri gençliğimize kazandırmamızdır. 

Bugün hangi millete bakarsanız bakınız; örnek bir modeli vardır. Bir İngiliz veya bir Alman vs. gencini farklı milletlerin gençliğinden ayıran bir modeli mevcuttur. 

Kendi değerleriyle, örfüyle, adetiyle kısacası medeniyeti ile yoğrulmuş model anlayış, örgün ve yaygın eğitim ile kendine öğretilmiştir. 

Bizde ise, böyle bir Türk modeli henüz belirlenmemiştir. Dolayısıyla gençliğimizin yetiştirilmesinde de ona örnek........

© Yeni Mesaj