menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni dünya düzeni: Arka bahçeler çağı

13 17
10.01.2026

Bugün dünyada yaşanan krizlerin merkezinde artık "hak", "hukuk" ya da "insanlık" yoktur. Merkezde yalnızca nüfus alanları, etki sahaları ve paylaşım kavgası vardır. Küresel sistem, devletlere şu açık mesajı vermektedir:

"Ya bir blok seçeceksin, ya da bedelini ödeyeceksin."

Venezuela'dan Ukrayna'ya, Ortadoğu'dan Asya-Pasifik'e uzanan gerilim hattı tek bir kavramla açıklanabilir: arka bahçeler siyaseti. ABD'nin "Benim kıtam bana aittir" anlayışıyla Rusya'nın "Ukrayna NATO'ya giremez" söylemi, özünde aynı zihniyetin ürünüdür. Büyük güçler, dünyayı egemenlik alanlarına ayırmakta; küçük ve orta ölçekli devletleri ise bu paylaşımın nesnesi hâline getirmektedir.

Bu tablonun merkezinde yer alan yapı ise Birleşmiş Milletler'dir. Ancak acı bir gerçek vardır: Birleşmiş Milletler, kuruluş felsefesi itibarıyla hiçbir zaman gerçek anlamda küresel adaletin temsilcisi olmamıştır. İkinci Dünya Savaşı'nın ardından kurulan bu yapı, esasen savaşın galiplerinin kendi hegemonyalarını sürdürme girişimidir. Güvenlik Konseyi ve veto sistemi, adalet üretmek için değil; galiplerin çıkarlarını muhafaza etmek için tasarlanmıştır.

Bugün gelinen noktada sorun daha da........

© Yeni Mesaj