Ortadoğuda parçalanan devletler ve Türkiyeye biçilen rol
Ortadoğu'ya bakıldığında ortaya çıkan tablo nettir: Irak, Suriye ve Libya'da devlet yapıları parçalanmış; merkezî otorite yerini çok başlı, dışa bağımlı yapılara bırakmıştır. Bu tablo bir yönetim zaafının ya da iç dinamiklerin tesadüfî sonucu değildir. Aksine, uzun vadeli ve planlı bir ulus-devlet tasfiye stratejisinin sahadaki yansımasıdır. Bu noktada altını özellikle çizmek gerekir. "Ortadoğu'da hiçbir gelişme tesadüf değildir; tesadüf gibi görünenler bile çok katmanlı planların sonucudur." Irak'ta etnik ve mezhepsel bölünme; Suriye'de PYD/YPG, rejim ve farklı silahlı unsurlar; Libya'da Trablus, doğu ve güney eksenleri… Coğrafyalar ve aktörler değişse de sonuç aynıdır: zayıf devlet, güçlü dış aktör. Bu durum, modern bir emperyalizm biçimidir:
Bugün kimse doğrudan işgal etmiyor; devlet yapısını bozuyor, toplumu parçalıyor, sonra o parçaların üzerinde hâkimiyet kuruyor. Batı'nın kendi tarihinde yaşadığı mezhep savaşları ve iç çatışmalar, bugün İslam coğrafyasına ihraç edilmektedir. Mezhep ve etnik kimlikler, siyasetin ana ekseni hâline getirilerek toplumlar içeriden çözülmektedir. Bu, klasik sömürgecilikten daha........





















Toi Staff
Sabine Sterk
Penny S. Tee
Gideon Levy
Waka Ikeda
Mark Travers Ph.d
Grant Arthur Gochin
Tarik Cyril Amar
Chester H. Sunde